Denebaş nedir, Denebaş ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ekilir ekilmez üzerine kar yağan kış ekini.

Denebaş kısaca anlamı, tanımı

Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Ekilme : Ekilmek işi.

Ekini : Onu. Yanındaki. Benzerini, aynısını: Ekini yap. Onu: Ekini ver.

Yağan : Yağmur, kar. Aksaray şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Erzurum kenti, Köprüköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ekili : Ekilmiş olan, mezru.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Ekin : Tahılın tarlaya atıldığı andan harman oluncaya kadar aldığı durum. Kültür, hars.

Yağa : Boş gezen.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Kar : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı.

 

Kış : Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim. Çok soğuk hava. Tavuk vb. kümes hayvanlarını kovalamak için çıkarılan ses.

Diğer dillerde Dendrokronoloji anlamı nedir?

İngilizce'de Dendrokronoloji ne demek ? : dendrochronology, tree-ring dating