Denitrate türkçesi Denitrate nedir
- Nitrik asidini çıkarmak.
- Nitrik asit.
- Nitratsızlaştırmak.
Denitrate ingilizcede ne demek, Denitrate nerede nasıl kullanılır?
Denitration : Denitrasyon. Nitrik asit veya nitrojen oksitlerini çıkarma işlemi.
Denitrification : Sudan azot ve azotlu bileşiklerin çıkarılma süreci. Azot giderme. Azotunu giderme. Nitrat giderme. Nitratını giderme. Nitratsızlaştırma. Denitrifikasyon.
Denitrify : Azotsuzlaştırmak. Azot gidermek. Azotunu gidermek. Nitratsızlaştırmak. Nitrojensizleştirmek.
Denitrifying bacteria : Azot salan bakteriler.
Adenitis : Lenfadenit. Herhangi bir salgı bezinin iltihabı, bez iltihabı, lenf düğümünün iltihabı, adenitis. Lenf bezi iltihabı. Adenit. Bir bezin yangısı. Beze yangısı. Adenitis.
Gastroduodenitis : Mide-duedenum iltihabı. Gastroduodenitis. Mide ve onikiparmak bağırsağı yangısı. Gastroduodenit.
Granulomatous cervical adenitis : Granülomlu boyun adenitisi. Domuzlarda boyun bölgesi lenf yumrularının granülom oluşumuyla belirgin yangısı. mezbahada rastlantısal olarak karşılaşılan bir bulgudur. genellikle rhodococcus equi izole edilir.
Hiddenite : Yeşil kunzit. Hidenit.
Edenite : Edenit.
Fibrinous lymphadenitis : Fibrinli lenfadenitis. Lenf yumrularının fibrinli yangısı. yutak, gırtlak ve sindirim kanalının fibrinli yangılarında yerel olarak biçimlenir.
İngilizce Denitrate Türkçe anlamı, Denitrate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Denitrate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Probe : Derinlemesine araştırmak. Derinine inmek. Sonda ile yoklamak. Deşmek. Araştırmak. Prob. Toprak burgusu. Sondaj yapmak. Biyoloji, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yoklamak (sonda vb ile).
Permeate : İçine işlemek. Geçen. Süzüntü. Yayılmak. Sinmek. Süzmek. Nüfuz etmek. Geçmek. Sızmak.
Percolate : Süzülme. Filtreden geçirmek. Süzmek. Sızdırmak. Süzülmek. Sızmak. Filtre etmek.
Nitric acid : Kezzap.
Filter : Filtreden geçirmek. Akışkan olan sıvı veya gazı süzmeye yarayan gözenekli madde, filtre. Ayırıp kenara koymak. Akışkan içindeki yabancı maddeleri ayıran süzgeç. Süzerek ayırmak. Filtre. Süzgeç. Bir karışımdan istenmeyen birleşenleri ayıran gereç. sıklığı, belirli bir sıklık kuşağında bulunan akımları geçirmek içindüzenlemiş elektriksel ağ. Süzülmek. Renkli camdan ya da arasına jelatin konularak yapıştırılmış iki camdan oluşan, izgedeki bazı ışıkları soğurup bazılarını bırakan, alıcının merceği önüne takılarak görüntünün renk tonlarını değiştirmeye yarayan araç. seslendirmede, okumada, yayında bazı yinelenim kuşaklarını zayıflatan, istenilen yinelenimler ile istenmeyenleri birbirinden ayıran devre.
Diffuse : Neşretmek. Dağıtmak. Dağılmak. Dağılma. Yayılmış. Karıştırmak. Dağınık. Dökmek. Nüfuz etmek. Gereksiz ayrıntılı.
Understand : Kavramak. Anlayışlı olmak. Sezinlemek. Kafasına girmek. Öğrenmek. Hissetmek. İşitmek. Anlayışla karşılamak. Çakmak. İyi anlamak.
Foray : Akın. Akın etmek. Yağmalamak. Çapulculuk. Basmak. Girme. Yağma etmek. Yağma. Baskın. Atılım (riskli).
Honeycomb : Gömeç. Beton yüzeyinde tanelilik. Börkenek. Petek. Balpeteği. Arı dalağı. Bal peteği. Delik deşik etmek. Petek şeklinde yapmak. Delik açmak.
Riddle : Bilmece gibi konuşmak. Kalburdan geçirmek. Bulmaca. Elemek. Delik deşik etmek. Toplantılarda, bireylerin bir eğitim, öğretim, eğlence ve ussal gelişim aracı olarak, geleneksel yöntemler uyarınca, birbirlerine sorarak yanıt istedikleri nesne, canlı ya da doğaüstü varlıklarla ilgili evrensel soru tipine verilen ad. (uzun bir evrimin izlerini taşıyan bilmecelerin temeli çözümlenebilir bir yapıya dayanmaktadır. bu nedenle bilmecelerde sorular; betimsel bir düzey içinde abartılarak, tersine çevrilerek, değiştirilerek açıklanmaktadır.) bk. oedipus bilmecesi, kutsal kitap bilmecesi, yapma bilmece, koşuklu bilmece, gerçek bilmece. Doğruluğunu sınamak. Bilmecenin cevabını söylemek. Muamma. Sır.
Denitrate synonyms : poke into, ooze through, break, force, pervade, get in, plunge, azotic acid, grain, tunnel, denitrify, thrust, cut, get into, bottom, immerse, move into, enter, go into, strike, storm, aquafortis, perforate, come in, fathom, interpenetrate, creep in, ingrain, go in, imbue, sink in, pierce, sneak in.
Denitrate zıt anlamlı kelimeler, Denitrate kelime anlamı
Exit : Çıkmak. Çıkış yeri. Gitmek. Vefat. Çıkma. Ölmek. Çıkış. Çıkıp gitmek. Sahneden çıkmak. Gidiş.
Recede : Çekilmek. Gerilemek. Geri çekilmek. Geri plana geçmek. Geri bırakmak. Ortadan kaybolmak. Düşmek. Geri gitmek. Geciktirmek. Düşmek (fiyat).

Bu kısımda Denitrate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Denitrate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Denitrate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Denitrate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.