Dentale pulp türkçesi Dentale pulp nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Diş özü.
  • Dişin dentin ile çevrili, kan damarları ve sinirlerin bulunduğu gevşek bağ dokusundan oluşan en iç kısmı. pulpa.

Dentale pulp ingilizcede ne demek, Dentale pulp nerede nasıl kullanılır?

Pulp : Lapa gibi olmak. Meyve eti. Posa. Özlenmek. Kağıt hamuru. Meyve özü. Kağıt hamuru yapmak. Et. Ucuz roman. Ucuz kağıda basılmış sansasyonel (roman veya dergi).

Apple pulp : Meyve suyu üretimi sırasında elmanın kabuğu, etli kısmı ve çekirdeklerini içinde bulunduran, önemli bir kısmı hemiselüloz ve pektinden oluşan azotsuz öz madde bakımından zengin artık ürün. Elma posası.

Beat to a pulp : Pestilini çıkarmak. Öldüresiye dövmek.

Beet pulp : Pancar küspesi. Pancar posası.

Cassava pulp : Tapiyokanın nişastası alındıktan sonra geriye kalan azotsuz öz madde bakımından zengin kısmı. Tapiyoka posası.

Dried citrus pulp : Kurutulmuş turunçgil posası. Turunçgil familyası meyvelerinin kabuklarının, iç kısımlarının, kalıntılarının ve bazen ıskarta meyvelerin doğranıp kurutulmasıyla elde edilen çeşidi veya cinsine göre adlandırılan yan ürün.

İngilizce Dentale pulp Türkçe anlamı, Dentale pulp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dentale pulp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acacia : Akasya sakızı. Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen.

 

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Dentale pulp synonyms : abambulacral area, abiotic environment, abramis zone, abiotic factor, endodontium, a cells, root of tooth, a chromosome.