Depiklemek nedir, Depiklemek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: depmek].

Tekme atmak, tekmelemek.

Tepmek, çifte atmak.

Depiklemek anlamı, kısaca tanımı

Depik : Tekme, çifte: Beygir çocuğu bir depikte yıktı. Kuru ve basılmış toprak. Tekme

Tekmelemek : Tekme vurmak, tekme atmak. Nankörce davranmak.

Tekmeleme : Tekmelemek işi.

Tepmek : Hayvan, ayağıyla vurmak. Çokça yürümek. Değerini anlamamak veya kestirememek, geri çevirmek. Üzerine basarak sıkıştırmak. Yeniden ortaya çıkmak, tazelenmek, depreşmek. Silah ateşlendiğinde arkaya baskı yapmak.

Depmek : Nüksetmek, tepreşmek, tekrarlamak. Tekme atmak, tekmelemek. Tepmek, çifte atmak. Çiğnemek, ezmek. Bir şeyi basa basa doldurmak, tıkmak. Tepmek tekme atmak. Hücum etmek, saldırmak, (atı) ileri sürmek.

Tepme : Tepmek işi. Suda çiğnenerek keçeleştirilen yünden dokunmuş (kumaş, keçe vb.). Tekme.

Depme : Bel denilen tarım aracı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak tahta kısmı. Bir yerden batıp diğer bir yerden çıkan su, kaynak. Tekme, çifte. [Bakınız: depçe]. [Bakınız: depgi]. Yünden dokunmuş ve keçelendirilmiş kumaş. 60-70 teneke buğday alabilen büyük yün çuval. Ağzı dar su testisi. Güğüm. Bakırdan yapılmış tabanı geniş, ağzı dar yağ kabı. Bir çeşit ev dokuması kumaş. Tekme. Ağzı dar testi. Sarılmış keçeyi ayakla yuvarlama. (Bor Niğde).

 

Atmak : Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

Çifte : İkisi bir arada bulunan veya ikili. İki namlulu av tüfeği. Çift kürekli (sandal, kayık). At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.

Tekme : Ayakla vuruş. Hayvanın art ayağıyla vurması, çifte.

Atma : Atmak işi.

Çift : Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.

Diğer dillerde Depigmentasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Depigmentasyon ne demek ? : depigmentation