Tekme nedir, Tekme ne demek
"Tekme" ile ilgili cümle örnekleri
- "Kondulardan birinin duvarını tekmeyle yıkan bir yıkımcı, topal bir kadından ilk darbeyi yedi." - L. Tekin
Yerel Türkçe anlamı:
Adım: Burası yüz tekme geldi.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Taş ve çamur taşımakta kullanılan araç. (Yeşilköy *Gelendost -Isparta)
Tekme hakkında bilgiler
Ayakla vurulan darbe.
İlk insandan bu yana bazen savunma bazen saldırma için kullanılır. Birçok hayvan da değişik şekillerde tekme atabilir. Atlarda çifte bir çeşit tekmedir. Tekme savunma ve savaş sporlarının vazgeçilmezlerinden biridir. Ayağını eğiten bir insan boyundan yüksek mesafelere değişik şekillerde tekmeler atabilir. Karate, kung fu,taekwondo gibi sporlarda tekmeler türlere ayrılmış ve isimlendirilmişlerdir.
Tekme ile ilgili Cümleler
- O beni tekmeledi !
- Ali kapıya tekme attı ve Mary'nin odasına girdi.
- Ali kutuyu tekmeledi.
- Ali Mary'nin bacağına tekme attı.
- Ali kapıyı tekmeledi.
- Tekmeleyerek ve bağırarak geldi.
- Ali beni tekmeledi.
- Biri sırtıma tekme attı.
Tekme tanımı, anlamı:
Ayak : Halk edebiyatında uyak. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Göl ayağı. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Basamak. Bacak. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü.
Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
Çifte : Çift kürekli (sandal, kayık). İki namlulu av tüfeği. İkisi bir arada bulunan veya ikili. At, eşek ve katırın arka ayaklarıyla vuruşu, tekme.
Tekme atmak : Yarı yolda bırakmak. terk etmek. ihanet etmek. ayakla bir yere sertçe vurmak. çifte atmak.
Tekme tokat girişmek : Dayak atmak.
Tekme yemek : Terk edilmek. ihanete uğramak. yarı yolda bırakılmak. birinin ayağından darbe almak.
Tekmeleme : Tekmelemek işi.
Tekmelemek : Nankörce davranmak. Tekme vurmak, tekme atmak.
Tekmelenme : Tekmelenmek işi.
Tekmelenmek : Tekme vurulmak.
Kıçına tekmeyi atmak : Birini kovmak.
Yavaş atın tekmesi yavuz olur : "yumuşak huylu kimseler öfkelendiklerinde aşırı davranışlarda bulunurlar" anlamında kullanılan bir söz.
Vuruş : Tempo. Bir kuvvetin etkileme süresi ile şiddetinin çarpımından çıkarılan nicelik. Bir ölçüyü oluşturan eşit sürelerden her biri, darp. Vurma işi.
Vurma : Vurmak işi.
Darbe : Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Vuruş, çarpış.
İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Âdemoğlu, âdem evladı.
Savunma : Saldırıya karşı koyma, müdafaa. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname. Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans.
Saldırma : Bir tür büyük bıçak. Saldırmak işi.
Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk.
Art : Bir şeyin öbür yüzü. Arka, geri. Arkada bulunan.
Tekme atmak : ayakla bir yere sertçe vurmak. İlgili cümle: "Kafama bir tekme vurdular, bir şeyler söylenerek bırakıp gittiler." M. Ş. Esendal. çifte atmak; mec. ihanet etmek.
Tekmek : 1.Vurmak. 2.Toplamak, dermek. Yuvarlanmak, tekerlenmek.
Tekmekayrak : Kaydırak da denilen bir çeşit oyun.
Tekmelik : Oyunlarda tekmelerden korunmak için diz kapağı ile bilek arasında kalan bacak bölümünün ön yüzüne takılan, plastik vb. sert maddeden yapılmış koruyucu. Oyuncuların bacak (tibia) kemiklerini tekmelerden korumak için çorapları ile bacakları arasına soktukları, plastik ya da sert deriden yapılan özel korumalık.
Tekmen : Büyük kayalıkların ve taşlık yerlerin önündeki set set çıkıntılar, sekiler. Çorum şehri, Osmancık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. İçel şehri, Bozyazı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas şehri, Gemerek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Tekmezar : Giresun şehrinde, Bulancak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Diğer dillerde Tekme anlamı nedir?
İngilizce'de Tekme ne demek? : n. kick, hack
Fransızca'da Tekme : coup de pied
Almanca'da Tekme : n. Stoß, Tritt
Rusça'da Tekme : n. пинок (M)


Bu kısımda Tekme nedir? Tekme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tekme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tekme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.