Depositories türkçesi Depositories nedir

Depositories ingilizcede ne demek, Depositories nerede nasıl kullanılır?

Depositor : Banka veya finansal aracı kurumda mevduat hesabı bulunan gerçek veya tüzel kişi. Emanet eden kimse. Mudi. Mevduat sahibi. Mevduat yatıran. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para yatıran kimse. Yatırımcı. Bankaya yatırım yapan, para ödeyen kişi. Para yatıran.

Depositors : Para yatıran kimse. Emanet eden kimse.

Depository : Emanet yeri. Yed-i emin. Emanetçi. Mevduat. Depo. Koruyumcu. Ardiye. Ambar. Bir malın korunmasını ücret karşılığı üzerine alan kişi.

Depository account : Dışalımcı ile dışsatımcının birbirlerine karşılıklı akreditif açmaları durumunda dışsatımcının bankasında oluşan hesap. krş. karşılıklı akreditif. Depo hesabı.

Depository country : Bulgu ve markaların yazımı istenen ülke. Kütüğe yazımı istenen ülke.

Depository institution : Mevduat kuruluşu. Mevduat olarak para yatırılabilen işletmeler. Saklama kuruluşu. Müşterileri adına taşınır değerleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluş.

Depository receipt : Depo belgesi. Depo edilen menkul kıymet sertifikaları. Sahibi tarafından bir depo kuruluşuna emanet edilen, belli bir tutardaki taşınır değere sahiplik hakkı veren, dolaşım yeteneği olan belgeler. krş. sponsorlu depo belgesi, sponsorsuz depo belgesi.

 

Depository library : Derleme yasası gereğince, basılan her yapıttan belirli bir sayıyı edinme olanağına sahip kitaplık. Derleme kütüphanesi. Derleme kitaplığı.

İngilizce Depositories Türkçe anlamı, Depositories eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Depositories ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Depots : Gar. Birikim. Kırkambar. İkmal deposu. Karargah. Tren istasyonu. Alay komutanlığı. Esir toplama yeri.

Eight : Sekiz kişilik takım. 8. Sekizli. Sekiz. Sekiz rakamı (8, vııı).

Granary : Mahzen. Zahire ambarı. Tahıl ambarı. Çok tahıl yetişen bölge. Silo. Hububat ambarı.

Aumbry : Boşluk (kilisede). Kupa. Antrepo. Yüklük. Kiler. Girinti.

Bunker : Oda arkadaşı. Yığak. Golfte topu engelleyen tümsek veya çukur. Yeraltı sığınağı. Dökme gereç deposu. Kömür ambarı. Sığınak. Yakıt almak.

Entrepot : Ticaret merkezi. Yabancı malların gümrüksüz saklandığı kapalı yer. Antrepo.

Trustee : Bir vakfın yönetimi kendisine verilmiş olan kişi. inanılır ve güvenilir yönetici. Vasi. Güvenilir kişi. Vekil. Kayyum. Kendisine mal veya para emanet edilen. Mutemet. Mütevelli. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır.

Bin : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Özellikle kurgu çalışmaları sırasında gereksiz film parçalarının içine konulduğu, kenarları ve içi bez kaplı sepet. bakımlık ya da göstericideki bir filmin, alıcı makara kullanılmadığı vakit bir yerde toplanması için kullanılan aynı çeşit kap. Sepet. Çöp kutusu. Yer. Tahıl saklamak için kullanılan kap. Ambarlamak. Çöp kovası. Kömürlük. Sele.

 

Chandler : Oklahoma eyaletinde şehir. Arizona eyaletinde şehir. Mumcu. Gemi levazımatçısı. Antrepo. Belirli türde mal veya malzeme satan kimse. Teksas eyaletinde şehir. Minnesota eyaletinde şehir. Mum satan kimse.

Barns : Ahır. Sığır ahırları.

Depositories synonyms : trustees, eights, custodian, collecting tank, custodians, bunkered, arsenals, bins, granaries, chandlers, ambry, trusteeing, cellarage, auxiliary storage, consignees, amin, depot, barn, clip of cartridges, bailee, hutch, left luggage office, consignee, depository, arsenal, depositary.