Derinsu lapini nedir, Derinsu lapini ne demek

Teknik terim anlamı:

Boyları 30 cm olabilen, Ege Denizi ve Akdeniz’de dağılım gösteren, preoperkulum kenarı tırtıklı bir tür.

Derinsu lapini anlamı, tanımı

Derinsu : Adıyaman ilinde, Kuyucak nahiyesine bağlı bir yer. Mardin şehri, Derik ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Rize şehri, Pazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge

Lapin : Boyları 40 cm olabilen, Marmara Denizi, Ege Denizi ve Akdeniz’de dağılım gösteren, kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal tür, lapina.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Preoperkulum : Balıklarda solungaçların önünde olan membran kemiği. Balıklarda solungaç kapağını oluşturan dört kemikten en önde bulunan membran kemiği.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Tırtıklı : Tırtığı olan.

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

 

Denizi : Erken: Sabahleyin denizi kalk.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Tırtık : Çentik.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

Boyla : Değirmen çarkını döndüren suyun çıktığı delik. [Bakınız: boyra]. Değirmen oluğu.

Kenar : Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Bir şeyi çevreleyen çizgi. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Yan. Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri.

Tırtı : Ev eşyası.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Tırt : İşe yaramayan kişi.

Boyl : Bu defa.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Diğer dillerde Derinlik yoklaması anlamı nedir?

İngilizce'de Derinlik yoklaması ne demek ? : probing