Detecters türkçesi Detecters nedir

Detecters ingilizcede ne demek, Detecters nerede nasıl kullanılır?

Detecter : Dedektör. Algılayıcı.

Detected : Algılandı. Ortaya çıkarmak. Saptanan. Belirlemek. Sezmek. Farketmek. Saptanmış. Keşfetmek.

Detected config : Algılanan yapılandırma.

Detected devices : Algılanan aygıtlar.

Detected error : Yakalanan hata.

Dma conflict detected : Dma çakışması algılandı.

Detected hardware : Algılanan donanım.

Memory parity error detected : Bellek eşlik hatası algılandı.

Last detected : Son algılanan.

Auto detect : Oto algıla. Otomatik algıla. Otomatik algılama.

İngilizce Detecters Türkçe anlamı, Detecters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detecters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Magic eye : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göz ışıtacı. Bazı elektronik araçlarda (radyo, ses aygıtı), ayarın tam olarak yapıldığını gözle görülebilecek biçimde belirten aygıt.

Electric eye : Sensor. Elektrikli göz. Bir durumu sabitlemek (örneğin radyo frekansı ayarlaması) için kullanılan minyatür kanal. Elektrik gözü. Fotoelektrik hücre.

Photoconductive cell : Fotoiletken hücre. Fotoiletken göze. Işıiletken gözcük.

Sensors : Algılayıcılar. Sensor.

 

Photoelectric cell : Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık etkisi ile eksicik salan ve bu yoldan ışık yeğinliğini ölçen göze. Işılgöze. Işıkgözü. Işık -elektrik göz. Fotoışık etkisine dayanan ve üzerine bir ışık düştüğünde bunu elektrik erkesine çeviren aygıt. Işıl elektriksel göze. Elektrik gözü. Işık aldığında, bu ışığın dolaysız olarak, ölçülebilir bir elektriksel etki doğurduğu organ, araç. Kitap.

Sensed : Understood. Apprehended. Hissedilmiş. İdrak edilmiş.

Photocell : Işıkgözü. Işık -elektrik göz. Işık aldığında, bu ışığın dolaysız olarak, ölçülebilir bir elektriksel etki doğurduğu organ, araç. Işılgöze. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık enerjisini elektriğe dönüştüren düzenek. Işık gözü. Işık gözesi. Alevin sönmesi halinde elektrik devresini açarak yağ yakıcısını durduran ve puflama tehlikesini önleyen duyarlı araç. Işılduyar.

Metal detector : Metal dedektörü. Metal belirteci. Metal detektörü.

Feeler : Duyarga. Yoklayıcı. Filer çakısı. Delik pergel. Anten. Böceklerde ya da omurgasız başka bazı hayvanlarda bir veya iki çift bulunan, boynuzumsu duyu örgenciği. Dokunaç. Mastar ağzı. Duygulu insan.

Detecters synonyms : heard, trace detector, detecter, perceived, sensor, detector, device, sensing element, mine detector.

Detecters zıt anlamlı kelimeler, Detecters kelime anlamı

Undetected : Saptanmamış. Algılanmayan. Tespit edilmemiş. Algılanmamış. Farkedilmemiş.

Unnoticed : Gözden kaçmış. Göze çarpmadan. Farkedilmeden. Farkedilmemiş. Fark edilmemiş. Farkına varılmamış. Görülmemiş.