Dewan türkçesi Dewan nedir
Dewan ingilizcede ne demek, Dewan nerede nasıl kullanılır?
Dewar flask : Termos. Dewar termosu. Termos camı. Dewar-termosu.
Dewarflask : Termos.
Dewater : Suyunu alma. Suyunu boşaltmak. Susuzlandırma. Suyunu çıkarmak. Suyunu gidermek. Suyunu almak. Susuzlaşma.
Dewatering : Susuzlaştırma. Suyunu giderme. Su atımı. Su boşaltma. Suyunu alma. Kurutma. Drenaj. Suyunu çıkarma. Katı bir maddenin suyunu çıkarma.
Dewax : Mumunu gidermek.
Sidewalk : Kaldırım. Tretuvar. Teretuvar. Yaya kaldırımı. Bir yolun, sokağın kenarında yalnız yayaların geçmesine ayrılan, azıcık yükseltilmiş dar bölüm. Yol kenarlarından yayalar için ayrılmış alan.
Dewaxed : Mumunu gidermek. Cilası alınmış.
Lunge sideways : Vücudun, yana genişçe bir adım alıp ağırlığı yandaki bacak üzerinde tutarak ayakta bulunduğu durum. Yana atılım.
Sidewall : Tekerleğin yanakları. Yan duvar. Yanak. Lastik yanağı. Yanak (otomobil lastiğine ait). Birşeyin kenarını oluşturan duvar. Tekerlek jant ve yere basış arasındaki bir tekerin yan bölümü. Latik yanağı.
Sidewalk artist : Kaldırım ressamı.
İngilizce Dewan Türkçe anlamı, Dewan eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dewan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Davenports : Sapkın. New york eyaletinde yerleşim yeri. Yazı masası. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kanepe. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Washington eyaletinde şehir. Çekyat. Sedir.
Privy council : İngiltere kraliyet danışma meclisi. Özel meclis (ingiliz ingilizcesi). Hükümdar yönetimindeki özel meclis. Özel meclis. Kraliyet danışma meclisi. Encümen-i daniş.
Doyen : Türkümün en yaşlı üyesi. Üst rütbeli subay. Duayen (erkekler için). Grubun en kıdemli üyesi. Grubun en yaşlı üyesi. Duayen. Eski efendi. En kıdemli üye.
Councils : Konsey. Yönetim kurulu. Meclis. Kurul.
Couches : Sedir. Kanepe. Astar boya. İn. Yataklar. Muayene sediri. Ayrık otu.
Lounges : Salon. Yayılıp oturmak. Aylaklık etmek. Uzanma. Uzanmak. Kanepe. Şezlong. Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Yayılmak.
Couch : Çömelmek. İninde uyumak. Pusuya yatmak. Yatmak. Kanepe. Ayrık otu. Söylemek. Belirtmek. Astar boya.
Senior : Kıdemli kişi. Kıdemli kimse. Kıdemli. Yaşça büyük. Üst. Baba. Yaşça büyük kimse. Daha yaşlı. Daha yaşlı olan kişi. Son sınıfla ilgili.
Ottomans : Sedir. Puf. Osmanlılar. Osmanlı.
Lounge : Aylakça vakit geçirmek. Salon. Yayılmak. Tembelce uzanmak. Gezinek. Başka bir yere hareket etmeyi beklerken insanlar kısa süreyle otursun veya dinlensinler diye tasarlanmış yer. Tembellik etmek. Yayılıp oturmak. Aylaklık etmek. Uzanma.
Dewan synonyms : elder, council, sociables, davenport, divans, divan, day bed, sociable, ottoman.

Bu kısımda Dewan kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dewan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dewan anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dewan ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.