Dikers türkçesi Dikers nedir

  • Bent işçisi.

Dikers ingilizcede ne demek, Dikers nerede nasıl kullanılır?

Diker : Bent işçisi.

Dike reeve : Kanal memuru.

Dike : Lezbiyen. Bent. Sevici kadın. Duvar. Siper. Hendek açmak. Etrafına set çekmek. Süslemek. Set. Hendek.

Diked : Set yaparak korumak. Şedde. Süslemek. Kazmak. Set çekmek. Suyolu. Hendek açmak. Ark. Etrafına set çekmek. Kanal.

Dikes : Sevici kadın. Duvar. Set çekmek. Süslemek. Lezbiyen. Ark. Set yaparak korumak. Hendek. Siper. Kanal.

Diktat : Dikta. Kazanan tarafından yenilene zorla kabul ettirilen anlaşma. Yazdırma. Dikte.

Klondike gold rush : Klondike altına hücumu. Altın aramak için insanların kuzeybatı kanada'ya 1897 yılında başlayan kitlesel göçü.

Dikanophase : İkiçekirdeklieyre.

Diktyoma : Diktiyom.

Klondike : Solitaire iskambil kartı oyunu türü. Kuzeybatı yukon'da bir bölge (kanada). Yukon nehrine karışan bir nehir. Teksas'ta bir kasaba (abd).

İngilizce Dikers Türkçe anlamı, Dikers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dikers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Route : Yürüyüş emri. Belli bir kanaldan yollamak. Rota. Yol. Sevk etmek. Göndermek. Belirli bir yolla göndermek. Herzamanki yol. Güzergah. Hat.

Direct : Doğrudan. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sahneye çıkartmak. Doğru. Doğrultmak. Yönlendirmek. Tiyatroyu yönetmek. bir tiyatro yapıtının sahnelenmesi işini yönetmek. Aydınlatmak. Direkt. Yöneltmek.

 

Send : Sokmak (duruma). Neşretmek. Göndermek. Fırlatmak. Yollamak. Etmek. Atmak. Sevketmek. Coşturmak.

Different : Değişik. Çeşitli. Başka. Farklı. Diğer. Ayrışık. Başka türlü. Muhtelif. Ayrı. Özge.

Various : Birkaç. Ayrışık. Türlü. Çok sayıda. Çeşit çeşit. Birçok. Çeşitli. Farklı. Değişik. Muhtelif.

Deviate : Dönmek. Ölçülen değerlerin ortalama ya da belli bir değerden farkı. Ayrılmak. Şaşırmak. Yoldan çıkarmak. Sapmak. Şaşmak. Ayrılık. Sapma göstermek.

Dikers synonyms : diker.

Dikers zıt anlamlı kelimeler, Dikers kelime anlamı

Same : Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Tıpkısı. Aynı şekilde. Eşit. Aynı şey. Sürüm. Farksız. Tıpkı. Özdeş. Aynı.