Disko nedir, Disko ne demek

Disko; kökeni ingilizce dilinden gelmektedir.

  • Diskotek

Disko hakkında bilgiler

Disko ya da diskotek, adıyla aynı adlı müzik kulüplerinde ortaya çıkan eğlence yerleri veya müzik kültürü.

Özellikle 1970'li yılların sonunda ABD'de ve dünya genelinde popüler olmuş bir pop müzik türüdür. Disko müzik 1970'lerde boy gösteriyor ve seviliyordu. Disko müzik çok farklı özelliklere sahipti, dört kata gibi ritmik terimler ve sıklıkla sekiz veya onaltılık vuruşta notalarla birlikte bateri benzeri hi-hat çalgılar çalınıyordu. Bunlardan ziyade telli çalgılar, klarkson, elektirkli piyanolar ve elektro gitarlar fon müziğinde kullanıldı. Ayrıca orkestra enstürmanları da solo melodiler için kullanıldı.

1970'lerin ortasında patlak veren disko, Donna Summer, Gloria Gaynor, Bee Gees ve ABBA grubunuda içine alarak büyüdü. Disko sanatçıları bir yandan şarkılarını oluşturuken bir yandan disko müzik zirveye ulaşıyordu. 1970'lerin sonlarında Fransız şarkıcı Patrick Hernandez daha çok pop müzikle uğraşırken Born to be Alive adlı parçasıyla disco müzik tarihinin en büyük katkılarından birini yapmıştı. Disko kendini tüm dünyaya gösterirken; John Travolta'nın oynadığı 1970'lerin tozlu ve kirli Brooklyn'inde haftasonları diskoteğe giden bir gencin serserilikten diskoya uzanışını anlatan Cumartesi Gecesi Ateşi filmi gençlerin 1970'lerde ilgi odağı haline gelen bir film olmuştu. Ayrıca bu filmin müzik albümünü de Bee Gees yapmıştı. Disko, 1980'lerin ortasından hafif hafif popülaritesini düşürmeye başladı. Ancak 1980 ve 1990'larda disko farklı tarzlarda geliştirilerek elektro dans, punk ve tekno müzik türleri oluştu. Ancak disko kültürü 1990'larda daha geniş kitle ve mekanlarla sektördeki yerini aldı. Bununla beraber disko kültürü daha da yaygın bir hale gelerek house ile kitleleri arkasına aldı. Batıda oldukça yaygın olan bu müzik türü neredeyse bir kitle kültürü haline gelmeye başladı. 2000'lere kadar popülerliğini kısmen de olsa devem ettiren disko milenyumda yerini adeta tamamen house, tekno ve trance'a bıraktı.

 

Disko ile ilgili Cümleler

  • Onu diskodan hiçbir açıklama olmadan dışarı attılar.
  • Grubumuz hiç disko müzik çalmadı.
  • Disko dansına gelince ben Susan'a uygun değilim.
  • Ben disko müziği severim.
  • Diskoya girmeyi zor bulduk.
  • Bu hafta sonu bir diskoya gitmeye ne dersin?
  • Bir diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha fazla sever.
  • Disko boş.
  • Diskoya girme sorunumuz vardı.
  • Disko müzik eşliğinde dans ettik.
  • Onlar diskoya gitmemize izin vermezler.
  • Alana ve Nila geçen gün diskoya gittiler.

Disko anlamı, kısaca tanımı:

Diskotek : Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko. Plak, ses bandı koleksiyonu.

Aynı : Başkası değil, yine o. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Benzer.

Müzik : Birtakım duygu ve düşünceleri belli kurallar çerçevesinde uyumlu seslerle anlatma sanatı, musiki. Bu biçimde düzenlenmiş seslerden oluşan eserlerin okunması veya çalınması.

 

Kulüp : Kişilerin, toplulukların oluşturduğu grup. Milletlerin oluşturduğu grup, pakt. Spor kulübü. Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer. Herkese açık müzikli, içkili eğlence yeri.

Ortay : Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi). Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi).

Eğlence : Eğlenme işi, sefahat. Neşeli ve hoşça vakit geçirten şey veya kimse.

Kültür : Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme. Tarım. Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Bireyin kazandığı bilgi. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi.

Dünya : İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Herkes. Dış, çevre, ortam. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Duygu, düşünce ve hayal âlemi.

Diskoblastula : Kanatlıların embriyolojik gelişmelerinde morulayı izleyen evredeki blastula. Disk biçimindeki blastoderm tabakası gelişerek diskoblastulayı biçimlendirir.

Diskografi : Omurlar arası diskin nucleus pulposus’una kontrast maddenin enjeksiyonundan sonra görüntü alınması.

Diskoid lupus eritematozis : Lupus eritematozus otoantikorlarının deride bazal zarda birikimi sonucu kılcal damarların konjesyonuna bağlı, yaygın veya lekeler hâlinde deri kızarıklığı, pigmentasyon kaybı, pullanma, kabuklanma, kıl dökülmesi ve bazen ülserleşme gibi sadece deride değişimlerin biçimlendiği lupus eritromatozis’in bir formu, DLE, deri lupus eritromatozisi. Kolli, Shetland çoban köpeği, Sibirya kurdu ve Alman kurt köpeklerinde belirgin bir yatkınlık vardır.

Diskoidal plasenta : İnsan ve maymunlarda görülen, villusların koryon kesesinin belirli yerlerinde yaptığı disk biçimindeki oluşum.

Diskoit : Disk biçiminde.

Diskolorasyon : Normal rengini kaybetme, renk değişikliği.

Diskondroplazi : Uzun kemiklerin uç kısımlarında kıkırdak dokuda gelişimin durması nedeniyle, baş ve gövdenin normal olmasına karşın, kol ve bacakların kısa kalmasıyla belirgin bir iskelet yapılış bozukluğu.

Diskospondilitis : Omurlar arası diskin komşu omurlardaki osteomiyelitisle birlikte seyreden yangısı. Bakteriler, travma, mantarlar ve hareket eden yabancı cisimlere bağlı olarak biçimlenir.

Diğer dillerde Disko anlamı nedir?

İngilizce'de Disko ne demek? : [Disko] n. disco, night club where customers drink and dance to disco music; popular style of dance music characterized by electronic instrumentation and a heavy beat

n. disco

Fransızca'da Disko : discothèque [la]

Almanca'da Disko : n. Diskothek, Disko

Rusça'da Disko : n. дискотека (F)