Diuresis türkçesi Diuresis nedir

  • Fazla idrar.
  • İdrar söktürüm.
  • İdrar artışı.
  • Diyürez.
  • İdrarın fazlalaşması.
  • Sidik söktürüm.
  • Diürezis.
  • Müdrir.
  • İdrardaki artış.
  • Diürez.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İdrar fazlalığı.

Diuresis ingilizcede ne demek, Diuresis nerede nasıl kullanılır?

Powerful diuresis : Zorlu diürez. Zehirli maddelerin atılımı için idrar atılımının artırılması.

Hydrodiuresis : Hidrodiürezis. Hidrodiürez. Düşük yoğunlukta ve bol miktarda idrar yapma.

Hyperdiuresis : Aşırı miktarda idrar çıkarılması. Hiperdiürez.

Diuretic : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sidik söktürücö. Diüretik ilaç. İdrar söktürücü ilaç. İdrar yapımını artırıcı. İdrar çoğaltıcı. İdrar getiren. İşetici. İdrar getiren ilaç. İdrar söktürücü.

Diuretic drug : İdrar hacmini veya atılım hızını artıran ilaç, diüretik ilaç. Diüretik ilaç. İşetici ilaç.

Diuretical : İdrar söktürücü ilaç. Diüretik.

Diureticalness : Diüretiklik. İdrar söktürücülük.

Diurnal aberration : Yer'in dönme deviviminden ileri gelen ışık sapması ya da yıldızların yer değiştirmesi; eşlekteki bir gözlemci için bu sapma ö", 32 dir. Günlük aberasyon. Günlük sapınç.

Diurnal : Günlük. Gündüze ait. Gündüz hareketli olan. Gündüz saatleri boyuca etkin olan canlı. Diurnal. Biyoloji, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir günlük. Yalnızca gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan. Sadece gündüzleri görülen, gündüzleri hareket eden ve besin arayan. Hergün tekrarlayan ya da her bir güne ilişkin olan.

 

Antidiuretic : İdrar oluşumunu azaltan (ilaç ile ilgili). İşeme önleyici. Antidiüretik. İşemeyi engelleyen. İşemeönler. İdrar hacmini azaltan.

İngilizce Diuresis Türkçe anlamı, Diuresis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Diuresis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi. Mezbaha.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

 

Abdomen : Batın. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Karın.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Diuresis synonyms : a c deformity, abdominal pain, abdominal ovariectomy, a band, symptom, abaxial, a crochordon.

Diuresis ingilizce tanımı, definition of Diuresis

Diuresis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Free excretion of urine.