Diyabet nedir, Diyabet ne demek
Diyabet; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: şeker hastalığı]
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Diyabetes mellitus.
Diyabetes mellitus ve diyabetes insipidusta olduğu üzere aşırı idrar çıkışı ve aşırı su tüketimiyle belirgin bozukluklara atfedilen genel bir terim.
İngilizce'de Diyabet ne demek? Diyabet ingilizcesi nedir?:
diabetes
Diyabet hakkında bilgiler
Diabetes mellitus (Diabetes: Yunanca: διαβήτης ← Eski Yunanca διαβαίνειν, idrara geçen, ve Latince mellis = tatlı ya da bal), sıklıkla yalnızca diyabet olarak adlandırılan, genel olarak kalıtımsal ve çevresel etkenlerin birleşimi ile oluşan ve kan glukoz seviyesinin aşırı derecede yükselmesiyle (hiperglisemi) sonuçlanan metabolik bir bozukluktur. Vücutta kan şekerinin düzenlenmesi pek çok sayıda kimyasal madde ve hormonun karmaşık etkileşimi sonucunda sağlanır. Şeker metabolizmasının düzenlenmesinde rol oynayan hormonlardan en önemlisi pankreasın beta hücrelerinden salgılanan insülin hormonudur. Diabetes Mellitus ya insülin salgılanmasındaki yetersizlik ya da insülinin etkisindeki bir bozukluk sonucunda ortaya çıkan yüksek kan şekerinin yol açtığı birkaç grup hastalığı tanımlamak için kullanılan ortak bir terimdir.
Diyabet ya insülin üretiminin azalması yüzünden (Tip 1 diyabette) ya da insülinin etkisine karşı direnç gelişmesiyle (Tip 2 diyabette ve gestasyonel diyabette) oluşur. Her iki durum da sonuçta kan şekerinin yükselmesine (hiperglisemi) neden olur. Aşırı miktarda idrar üretimi diyabetin akut (iveğen) belirtilerinin başında gelir ve bu durumun başlıca sorumlusu hiperglisemidir. Susama ve sıvı tüketimin artması ise aşırı idrar üretimini dengeleme çabasının bir sonucudur. Görmenin bozulması, açıklanamayan kilo kayıpları, yorgunluk ve enerji metabolizmasındaki değişiklikler ise diyabetin öteki belirtileridir. Tüm diyabet vakalarının yaklaşık %1-5’ini yalnızca tek bir gendeki tek bir mutasyon (değişinim) sonucu oluşmuş monogen (tek bir genden kaynaklanan) hastalar oluşturur (örneğin, Gençlerde görülen erişkin tipli diyabette (MODY).
1921 yılında insülinin kullanıma girmesinden bu yana diyabetin tüm türleri tedavi edilebilmektedir ancak kesin bir tedavisi yoktur. İnsülinin şırınga, insülin pompası ya da insülin kalemleri ile enjekte edilmesi Tip 1 diyabetin en temel tedavi yöntemidir. Tip 2 diyabet ise diyet, antihiperglisemik (şeker düşürücü) ilaçlar ve insülin takviyesi ya da bunları bir arada kullanarak kontrol altında tutulur.
Diyabetin kendisi ve diyabette kullanılan tedavi yöntemleri pek çok komplikasyonlara (karmaşıklıklara) yol açabilir. Eğer hastalık iyi kontrol edilmezse hiperglisemi, ketoasidoz ya da nonketotik hiperozmolar koma gibi akut (iveğen) komplikasyonlar gelişebilir. Hastalığın uzun sürede ortaya çıkan (kronik, süreğen)) komplikasyolarının başlıcaları ise; dolaşım sistemi (kardiyovasküler) hastalıkları (hipertansiyon, kalp yetmezliği ve ateroskleroz gibi), kronik böbrek yetmezliği (nefropati), körlüğe sebep olabilen retina hasarı (retinopati), çeşitli tiplerde sinir hasarları (periferik nöropati) ve yara iyileşmesini geciktiren ve impotense sebep olan mikrovasküler bozukluklar sayılabilir. Özellikle ayaklarda gelişen dolaşım bozukluklarının sonucu olarak ortaya çıkan yara iyileşmesinin gecikmesi, ampütasyon ile sonuçlanabilir. Diyabetin uygun şekilde tedavi edilmesinin yanı sıra, kan basıncı kontrolüne yeterince önem verilmesi ve hayat tarzının iyileştirilmesi (sigara içmemek ve kilo kontrolü yapmak gibi) bu kronik komplikasyonların pek çoğunun oluşturduğu riskleri azaltabilir. Bazı ülkelerde travma (yaralanma) sonucu oluşmamış ampütasyonların ana sorumlusu ve yaşlılığa bağlı olmayan körlüklerin de en önemli sebebi diyabettir. Amerika Birleşik Devletleri’nde böbrek diyalizi hastalarının yaklaşık %45’ini diyabetik nefropati hastaları oluşturmaktadır.
Diyabet ile ilgili Cümleler
- Ali diyabetik değil.
- Ali diyabetik.
- Ali diyabetik olabilir.
- Ali bir diyabetik.
- 14 Kasım Dünya Diyabet Günü'dür.
- Bir diyabetik kanında ve idrarında çok fazla şekere sahiptir.
- Diyabetim var.
Diyabet tanımı, anlamı:
Şeker : Sevimli, cana yakın ve güzel. Şeker hastalığı. Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı.
Hasta : Aşırı düşkün, tutkun. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Parasız, züğürt.
Diyabet bilimi : Şeker hastalığını inceleyen bilim dalı, diyabetoloji.
Diyabet uzmanı : Şeker hastalığı alanında uzmanlaşmış hekim, diyabetolog.
Diyabetik : Şeker hastalığı ile ilgili.
Diyabetolog : Diyabet uzmanı.
Diyabetoloji : Diyabet bilimi.
Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.
İdrar : Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet.
Latin : İtalya'da Latium bölgesi halkından olan kimse. Latin halkları.
Sıklık : Ses, dalga vb.nin birim zamandaki titreşim sayısı, frekans. Sık olma durumu. Sıkça geçme, kullanımı sık olma.
Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Kalıtımsal : Ana babadan çocuklara genler aracılığıyla geçen (özellik, hastalık vb.). Soydan geçme, soydan kalma, kalıtımla ilgili, kalıtsal, irsî.
Çevresel : Çevre ile ilgili.
Şeker hastalığı : Kanda şeker düzeyinin normal değerlerin üzerine çıkması sonucu çok su içme, çok yemek yeme, çok idrar yapma ve idrarda şeker bulunması ile beliren hastalık, şeker, diyabet.
Diyabetes insipidus : Antidüretik hormonun veya vazopressinin hipotalamustan eksik salgılanması hipofiz arka lobunda depolanamaması veya böbrekteki hedef hücrelerinin dolaşımdaki hormonun yüksek veya normal seviyesine karşı gerekli cevabı vermemesi sonucu oluşan, klinik olarak aşırı su içme, idrarın özgül ağırlığının çok düşük olması ve aşırı işemeyle belirgin metabolizma hastalığı, şekersiz şeker hastalığı, ikincil şeker hastalığı.
Diyabetes mellitus : İnsülin salgılanmasındaki yetersizlik veya insülinin hedef dokularda insülin direnci nedeniyle etkisinin azalması sonucu karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasının bozulmasıyla meydana gelen, hiperglisemi, glikozüri, ozmatik diürezis, susuzluk, dehidrasyon, ketoasidoz, sinirsel bozukluklarla belirgin kronik seyirli, genellikle orta yaşta veya yaşlı, fazla kilolu dişi köpeklerde ortaya çıkan metabolizma hastalığı, diyabet, şeker hastalığı, insülin yetersizliği. Köpeklerde otoantikorlar, pankreas tümörleri, pankreas yangısı, adacık hipoplazisi, geviş getirenlerde ise şap hastalık virüsünden kaynaklanır. İnsuline bağımlı diyapedes mellitus. İnsuline bağımlı olmayan diyapedes mellitus.
Diyabetik katarakt : Diyapedes mellitusa bağlı göz merceğinin genellikle çift taraflı bulanıklaşması.
Diyabetik ketoasidoz : Şeker hastalığı sonucu oluşan ketoasidozis.
Diğer dillerde Diyabet anlamı nedir?
İngilizce'de Diyabet ne demek? : n. diabetes
Almanca'da Diyabet : n. Harnruhr
Rusça'da Diyabet : n. диабет (M)
adj. диабетический


Bu kısımda Diyabet nedir? Diyabet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Diyabet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Diyabet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.