Doğruculuk nedir, Doğruculuk ne demek

  • Doğrucu olma durumu, harbicilik.
  • Bir insanın söz ve hareketleriyle düşünüşünün, kanaat ve inançlarının uyuşması

"Doğruculuk" ile ilgili cümleler

  • "Gönüllü doğruculuğun o kadarı tatlı anılar edinme şanslarını büyük çapta kısıtlar." - R. Erduran

Felsefi anlamı:

Doğruyu söyleyen kimsenin öz belirtisi, niteliği. Bir insanın söz ve eylemleriyle kanı ve inançlarının, düşünüşünün uyuşması. Bir insanın kendi kendisiyle uyum içinde oluşu. Özü, sözü bir olan kimsenin durumu.

Edebi terim anlamı:

Sanatta, edebiyatta çirkinin ve bayağının da estetik bir değer olarak yer alması gerektiğini savunan ve ondokuzuncu yüzyılın sonunda kurulan bir İtalyan çığırı.

Bilimsel terim anlamı:

Sanatta, yazında, çirkinin ve bayağının da gökçebilimsel bir değer olarak yer alması gerektiğini savunan ve XIX. yüzyılın sonunda kurulan bir İtalyan yazın okulu.

İngilizce'de Doğruculuk ne demek? Doğruculuk ingilizcesi nedir?:

veracity

Fransızca'da Doğruculuk ne demek?:

vérisme, verişme

Doğruculuk anlamı, tanımı:

Doğrucu : Her şeyin doğrusunu söylemeyi huy edinmiş olan, harbici.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Harbici : Doğrucu.

İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.

Hareket : Devinim. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

Düşünüş : Düşünme işi, tefekkür. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.

Kanaat : Kanma, inanma. Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum. Kanış, kanı, inanç, düşünce.

İnanç : Birine duyulan güven, inanma duygusu. Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma. İnanılan şey, görüş, öğreti. Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Doğruculuk anlamı nedir?

İngilizce'de Doğruculuk ne demek? : n. truthfulness, veracity, righteousness

Fransızca'da Doğruculuk : véracité [la]