Dogmas türkçesi Dogmas nedir

  • Akait.
  • Kesin fikir.
  • İnak.
  • Dini sistem.
  • İnanç.
  • Dogma.

Dogmas ingilizcede ne demek, Dogmas nerede nasıl kullanılır?

Central dogma : Sentral dogma. Santral dogma. Genetik bilginin dna'dan rna'ya transkripsiyonla verilmesi ve bu kalıp rna'dan proteinin sentezlenmesi ilkesi. artık bazı hayvan virüslerinde bilginin rna'dan dna'ya revers transkripsiyon ile taşınması da ilkenin içine dahil edilmiştir. Dna’daki genetik bilginin rna aracılığıyla proteinlere aktarılması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Dogma : Dogma. Kaide. Dini sistem. İnak. Tartışılmadan ve sınanmadan doğruluğuna ya da geçerliğine inanılan bilgi. Doktrin. Akide. İnanı. İnanç. Kesin fikir.

Dogmata : Dogma. Dini sistem. Kesin fikir. İnak. İnanç.

Dogmatic : İnaksal. Kesin. Dogmatik. İnakçı. Deneye ve kuşkuya yer vermeden çok kez bir yetkeye dayanarak ileri sürülen düşünce, inanç ya da yargıları belirleyen özellik; inaklara ilişkin. 2-öğrencilere eleştirel bir tutum kazandırma yerine birtakım bilgileri olduğu gibi benimseten (davranış). Dogmacı. İnanç öğretilerinden çıkan. Kestirip atan. İnanca dayalı.

Dogmatical : Dogmatik. Otoriter. Kesin. Değişmez. Dik kafalı. Kalıplaşmış. Kati.

Undogmatic : Dogmatik olmayan.

Dogmatize : Kestirip atmak. Ahkam kesmek. Kesin olarak fikrini söylemek. Kesin bir dille söylemek.

 

Dogmatists : İnakçı. Katiyetle fikir söyleyen. Dogmatist. Dogmacı. İman eden kimse.

Dogmatizer : (amerikan ingilizcesi) dogmatikleştiren kimse. Dogmatik ifadeler kullanan kimse. Otoriter öğretmen (dogmatiser olarak da yazılır). Kesin ifadeler kullanan kimse. Gözü pek iddiacı.

Dogmatically : İnanç öğretilerinden kaynaklanarak. Dogmatik olarak. Kesin biçimde.

İngilizce Dogmas Türkçe anlamı, Dogmas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dogmas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affiances : Söz kesmek. Güven. Nişanlanmak. Nişanlamak. Nişan. Nişanlanma. Söz takmak. Sözlenmek. Ahdetmek.

Credence : İnanma. Sofra takımı dolabı. İtimat. Emniyet. Güven. Doğru kabul etme.

Affiancing : Güven. Nişan. Sözlenmek. Ahdetmek. Nişanlamak. Nişanlanma. Nişanlanmak. Söz takmak. Söz kesmek.

Confidences : Mahremiyet. Sır. Güven duygusu. Gizlilik. İtimat. Sırdaşlık. İnanma. İtminan. İman. Güven.

Doctrine : Nazariyat. Bilimde bir düzenli görüşü oluşturan ilke ve inakların tümüne verilen ad. inan ya da inanca dayanak olan ilke ya da ilkeler dizisi. Değer yargılı ilke ve kurallarla örülü düşünce dizgesi. Mezhep. Prensip. Doktrin. Öğreti. Akide. İlke.

Beliefs : Düşünce. Kanı. İman. Güven. İtimat. İnanma. İnanış. Fikir. İtikat.

Credendum : Din şartları. Din veya imanın şartları. Din akideleri.

Credences : Güven. Emniyet. Doğru kabul etme. İtimat. Sofra takımı dolabı. İnanma.

Belief : Kanaat. Kişiliğin derinliğine sızmış ve tüm öteki süreçlerde yansıması olan en süreğen biliş ve inanışlardan her biri. Güven. İnanma. İtimat. Herhangi bir öneriyi doğru diye benimseme. İtikat. Fikir.

 

Dogmas synonyms : religious doctrine, church doctrine, philosophical system, article of faith, dogmata, gospel, convictions, ism, conscience, credo, confidentialness, tenet, confidence, conviction, doctrines, dogma, school of thought, creed, affiance, consciences, philosophy, credit.