Dolakcı nedir, Dolakcı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eski çorap, yünlü parçalar toplayan çerçi.

Dolakcı tanımı, anlamı

Dolak : Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası. Boyun atkısı. Başörtüsü, yazma

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Yünlü : Yünü olan. Yün kumaş. Yün kumaştan yapılmış. Yünden yapılmış.

Çerçi : Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse. Bazı bölgelerde tuhafiyeci.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Çorap : Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Çora : Tuz. Çorba. Her türlü yemek. Çamaşır ve bulaşık yıkamakta kullanılan bir çeşit toprak. Bir tür toprak.

Eski : Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.

 

Diğer dillerde Dokuzuncu tür dağılım anlamı nedir?

İngilizce'de Dokuzuncu tür dağılım ne demek ? : type ix distribution