Dolaplı nedir, Dolaplı ne demek
Dolaplı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Kareli: Dolaplı bir pazen aldım.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Adana şehri, Karataş belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Dolaplı kısaca anlamı, tanımı
Dolap : Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor
Dolaplıdere : Diyarbakır ilinde, Silvan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Yerleşim : Yerleşme, iskân.
Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
Karataş : Adana iline bağlı ilçelerden biri.
Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.
Nahiye : Bucak. Bölge.
Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.
Kareli : Karelere bölünmüş, üstünde kareleri olan, damalı, satrançlı.
Pazen : Dokuması kalın, sık ve yumuşak, bir tür pamuklu bez.
Adana : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Karat : Elmasın değerini belirlemede kullanılan 200 mg C a karşılık gelen birim. Alaşımlarda altının %saflığını ve oranını gösteren bir birim. 24 karat altın saf altın metaline karşılık gelir. 22 karat altın; 22/24 altın, 1/24 bakır, 1/24 gümüşe karşılık gelir.
Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.
Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.
Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).
Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.
Kare : Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın bir araya gelmesi. Bu biçimde olan.
Aldı : söylemeye başladı anlamında kullanılan bir söz.
Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
Diğer dillerde Dolap sopası anlamı nedir?
Osmanlıca Dolap sopası : dolap sopası

Bu kısımda Dolaplı nedir? Dolaplı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dolaplı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dolaplı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.