Dombalak nedir, Dombalak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar.

Takla.

Şişman çocuk.

Zatürree.

Dombalak tanımı, anlamı

Dombala : Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. Çocuk oyunu

Dombalak aşmak : Takla atmak.

Dombalak atmak : Takla atmak.

Dombalak dönmek : Yuvarlanmak.

Dombalak kılmak : Takla atmak.

Dombalakeş : Takla.

Dombalakuç : Ayaklar havada olmak üzere sırtüstü durumu.

Zatürre : Ateş, öksürük ve balgamla beliren, tehlikeli bir akciğer hastalığı, batar.

Patates : Patlıcangillerden, yaprakları ve sürgünleri acı bir bitki (Solanum tuberosum). Bu bitkinin toprak altında oluşan, nişastası çok, yenebilen yumruları.

Şişman : Deri altında fazla yağ toplanması sebebiyle vücudun her yanı şişkin görünen (kimse), şişko, mülahham.

Mantar : Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel canlıların genel adı (Fungi). Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeyin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası. Uydurma söz, yalan. Mantar hastalığı. Mantar hastalığına neden olan mikroskobik canlı. Hayvanların burun ucu. Kaldırıma araçların park edilmesini engellemek amacıyla zemine gömülmüş mantar biçiminde beton yükselti. Bu tabakadan yapılmış olan şişe tapası. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.

 

Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.

Manta : Ayak terlememesi için ayakkabıların içine konan mantar. (Senirkent Isparta).

Yenil : Hafif.

Patat : Peltek konuşan, kekeme, dilsiz. Tezgâhta gücüleri oynatmaya yarayan tahta araç. Çok eskimiş giysi, kumaş parçası. Kumaş parçalarından yapılmış tutacak. Yünden, pamuk ipliğinden örülmüş terlik, patik. Fırın silmek için kullanılan, sopanın ucuna bağlanmış paçavra. Tandıra ekmek yapıştırmak için kullanılan araç. Eski kumaş parçası, paçavra.

Takla : Elleri yere koyduktan sonra ayakları kaldırıp vücudu üstten aşırtarak öne veya arkaya yapılmış olan dönme hareketi. Otomobil, kamyon vb. devrilip yuvarlanma. Uçak, güvercin vb.nin uzunlamasına veya yanlamasına dönme hareketi.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

Pata : Oyunda yenen ve yenilen olmaması, berabere kalma.

Çocu : Çocuğu.

Diğer dillerde Domates posası anlamı nedir?

İngilizce'de Domates posası ne demek ? : tomato pulp