Domuzbağı nedir, Domuzbağı ne demek

  • Başın el ve ayaklarla birlikte hareket edemeyeceği biçimde bağlanmasıyla yapılmış olan işkence biçimi

Domuzbağı tanımı, anlamı:

Domuz : Hain, aksi, ters, inatçı, hınzır kimse. Çift parmaklılardan, eti, yağı, derisi veya kılı için beslenen, evcil hayvan (Susacrofa domestica).

Ayak : Göl ayağı. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Halk edebiyatında uyak. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Vücudun belden aşağı bölümü. Basamak. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri. Bacak.

Birlik : Bölünmezliği içeren yalın bütün. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük.

 

Hareket : Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Davranış, tutum. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

İşkence : Düşüncelerini öğrenmek amacıyla birine uygulanan eziyet. Bir kimseye maddi veya manevi olarak yapılmış olan aşırı eziyet. Vidalı bir tür sıkıştırma aracı. Aşırı gerginlik, sıkıntılı durum, azap.