Dredged türkçesi Dredged nedir

  • Üzerine serpmek.
  • Serpiştirmek.
  • Yiyeceğin üzerine serpmek.
  • Tarakla temizlemek.
  • Taraklamak.
  • Dibini taramak.
  • Taramak.
  • Tarama aleti kullanmak.
  • (ırmak vb) tarakla temizlemek.
  • Tarak makinesi kullanmak.
  • Dibini taramak (deniz veya ırmak vb'nin).

Dredged ingilizcede ne demek, Dredged nerede nasıl kullanılır?

Dredge for : Araştırma yapmak. Araştırmak.

Dredge up : Araştırmak. Deşmek. Dibini taramak. Eşelemek. Dibini tarakla temizlemek.

Clamshell dredge : Kepçeli tarak. Çeneli kazıcı.

Shellfish dredge : Kaska. Bir torba ve üç kollu yarım ay biçiminde bir çerçeveden oluşan, dipte sürükleme sırasında çerçevenin bıçak ağzı dibi kazıyarak ve avı torbanın içinde toplayarak avlayan bir direç tipi.

Dredge : Üzerine serpmek. Yiyeceğin üzerine serpmek. Algarna. Taraklamak. Tarakla temizlemek. Tarak makinesi kullanmak. (ırmak vb) tarakla temizlemek. Dibini taramak. Tarama aleti kullanmak. Direç.

Dredging machine : Tarak. Tarak makinesi. Tarama makinesi.

Dredgers : Delikli serpme kutusu. Tarama dubası. Tarak makinesi. Tarak. Ağlı kepçe kullanan kimse. Taraklayan kimse. Kazı malzemesi.

Bucket dredger : Kovalı tarak gemisi. Kovalı tarak makinesi. Kovalı tarayıcı.

Mud dredger : Çamur ekskavatörü.

Bucket chain dredger : Kovalı tarak.

İngilizce Dredged Türkçe anlamı, Dredged eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Dredged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sparge : Dağıtmak. Serpmek. Bir sıvıyı bir hortumdan verilen sıkıştırılmış hava veya gaz ile fışkırtmak.

Rakes : Araştırmak. Arayıp taramak. Tırmıklamak. Taramak (silah). Tırmıkla toplamak. Yan yatmak (gemi).

Harrow : Sürgü geçirmek. Hırpalamak. Acı vermek. Yüreğini parçalamak. Sürgü. Tırmıklamak. Tırmık. Üzmek. Tapan.

Crisscrossing : Çapraz çizgiler çizmek. Çapraz kesişen doğrular. Çaprazlama kesişen doğrular. Hatlarını çizmek. Çaprazlama işaret. Çaprazlama gidip gelmek. Hatların çizilmesi. Çapraz kesişen çizgiler oluşturmak. Çaprazlama kesişen doğrular çizmek.

Scatter : Saçmak. Perişan etmek. Yayılmak. Serpmek. Boşa harcamak. Saçıp savurmak. Hedefe erişememek. Savurmak. Dağılmak.

Interspersed : Değiştirmek. Arasına serpmek. Serpmek. Karıştırmak. Saçılmış. Başka şeyler ile karıştırılmış. Oraya buraya sokulmuş. Birbirine karışmış. Arasına serpiştirilmiş.

Drags : Etki. Bir nefes. Atlı araba. Sokmak. Bitmek bilmemek. Koku (av). Tırmık. Kadın elbisesi (eşcinsel erkeğin giydiği). Sürüklemek. Çekmek.

Bordered : Sınırları belirlenmiş. Sınırlandırılmış. Hudut konulmuş. Sınırlanmış.

Intersperse : Serpmek. Arasına serpmek. Değiştirmek. Karıştırmak.

Attired : Donatmak. Giydirilmiş (elbise vb). Giydirmek.

Dredged synonyms : garmented, habilimented, comb, interspersing, robed, dot, clothed, scatters, drizzles, drizzled, grooms, sipe, rake, drizzle, drag, dredge, raked, crisscrosses, harrowed, dredges, heckle, clad, garbed, dredge up, intersperses, comb out, dragged, card, crisscross, appareled, groom, dredging, combs.

Dredged zıt anlamlı kelimeler, Dredged kelime anlamı

Unclothed : Soymak. Açmak. Açığa çıkarmak. Çıplak. Elbiselerini çıkarmak.

Dredged antonyms : unbordered.