Drossy türkçesi Drossy nedir

  • Mader cürufu içeren.
  • Metal cürufuna benzeyen veya cüruf kapsayan.
  • Cüruflu.
  • Değersiz olan.
  • Maden posası içeren.
  • Değeri olmayan.

Drossy ingilizcede ne demek, Drossy nerede nasıl kullanılır?

Drossy coal : Piritli kömür.

Dross : Posa. Değersiz şeyler. Metal yüzünde oluşan cüruf. Cüruf. Maden posası. Değersiz şey. Artık. Süprüntü. Dışık. Kül curuf.

Drossier : Daha değersiz.

Drossiness : Değersizlik. Metallilik. Metal temelli olma durumu. Değersiz olma durumu.

Droshky : Dört tekerlekli bir rus arabası. Atlar tarafından çekilen ve üzeri açık dört tekerlekli bir araba (geçmişte çoğunlukla rusya ve polonya'da kullanıldı). Üstü açık dört tekerlekli rus at arabası.

Anhidrosis : Terleme sistemi bozukluğu (tıp veya medikal terimi). Anidroz. Terleme eksikliği. Anhidroz.

Androsterone : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ketosteroit grubuna mensup, zayıf androjenik özellikli, testisler tarafından salgılanan erkek steroit eşey hormonu; testosteronun bir metaboliti. Andosteron. Cinsiyet hormonu. Androsteron. Ketosteroit grubuna mensup, zayıf androjen özellikli testisler tarafından salgılanan erkek steroit eşey hormonu, testosteronun bir metaboliti.

Androstenedione : Doğrudan etkisiz olmasına karşın testosterona dönüşerek etki eden çoğunlukla er bezinde oluşan androjenik bir steroit. Androstenedion.

 

Androstane : Androstan.

Androsporangium : Mikrosporangiyum. Mikrosporlar kapsayan sporangiyum. polen kesesi. Androsporangiyum.

İngilizce Drossy Türkçe anlamı, Drossy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drossy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Footier : Eski püskü. Değersiz. Fakir. Ayakları olan. Aşağılık. Alçak. Posa ile. Zayıf. Önemsiz.

Slaggier : Daha cüruflu.

Overall : (abd'de) iş tulumu. Gömlek. Tüm. Etraflı. Önlük. Genel. Ayrıntılı. Tam. İş önlüğü. Genelde.

Pass : Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Geçiş izni. Briç pas demek. Pasavan. Vermek. Söylemek. Geçiş. Pas vermek.

Hop : Şerbetçiotu toplamak. Dans etmek. Sekmek. Havalanmak. Dansçının hafifçe sıçraması. Sıçratmak. Atletizm, bilgisayar alanlarında kullanılır. Tek bacak üstünde zıplamak. Sekme. Binmek.

Cut across : Geçmek. Kestirmeden gitmek. Ötesine geçmek. Yolu kısaltmak. Geniş kapsamlı olmak. Karşı gelmek. Sınırlarını aşmak. Üstün olmak. Ötesine gitmek. Keseden gitmek.

Cindery : Kül dolu. Kül. Cüruf benzeri. Curufa ait. Cüruf dolu.

Track : Palet takmak (araç). Perde halkalarının hareket ettiği demir yol. İzini takibetmek. Geçmek. İz bırakmak. Yarış pisti. Geçmek (çöl vb.). Ses yolu. Ray. Ray döşemek.

Slaggy : Curuflu. Dışıklı.

Footy : Aşağılık. Değersiz. Adi değersiz. Futbol. Posa ile. Zayıf. Önemsiz. Fakir. Eski püskü.

 

Drossy synonyms : go across, bridge, shoddiest, unvalued, tramp, get over, take, course, walk, invalidated, drive, jaywalk, worth nothing, cover, pass over, stride, slaggiest, crisscross, traverse, ford, get across, cut through, go through.

Drossy zıt anlamlı kelimeler, Drossy kelime anlamı

Net : Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Tenis, bilgisayar, masa tenisi, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro, voleybol alanlarında kullanılır. Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Tiyatro dekorunda kullanılan ince, gözenekli pamuk ya da ipek dokuma. Süzek. Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde. Katıksız. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen.

Underdress : Kötü giyinmek. Sade giyinmek. Hafif giyinmek. İçine giydirmek. Altına giymek.

Dress up : Bayramlıklarını giymek. Giydirmek. Aşırı şık giyinmek. Donanmak. Giyinip süslenmek. Çekici ve farklı kılmak. Süslemek. Giydirip süslemek. Süslenip püslenmek. Farklı göstermek.

Drossy antonyms : undress, overdress, stay.

Drossy ingilizce tanımı, definition of Drossy

Drossy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of dross. Of, pertaining to, resembling, dross. Worthless. Impure.