Footier türkçesi Footier nedir
- Zayıf.
- Ayakları olan.
- Değersiz.
- Posa ile.
- Önemsiz.
- Fakir.
- Eski püskü.
- Adi değersiz.
- Aşağılık.
- Alçak.
- Değeri olmayan.
Footier ingilizcede ne demek, Footier nerede nasıl kullanılır?
Footie : Rugbi (ingiliz ingilizcesi). Futbol. Futbol (ingiliz ingilizcesi). Footsie. Ayağa dokunarak yapılan gizli oynaşma (masa altından). Amerikan futbolu (abd).
Footing : Mevki. İlişki. Durum. Temel. Altlık. Ayak basacak yer. Esas. Ayak basacak sağlam yer. Dayanak.
Footing stone : Taban taşı. Temel taşı.
Footings : Yer. Ayak basacak sağlam yer. Temel. Durum. Esas. Tutunma noktası.
Concrete footing : Beton ayak.
Hotfooting : Kibrit şakası. Hakaret. Acele ile. Acele. Acele ile gitmek. Hızlı hareket etmek. Acele etmek.
War footing : Savaşa hazır olma hali. Savaşa hazırlanma hazır olma veya savaşı devam ettirme durumu. Savaş hali. Askeri bir güç veya başkaca bir kurumun savaş halinde faaliyet sürdürme durumu.
Pussyfooting : Kaçınma. Savsaklama. Kesin bir karara varamama. Sessizce yürümek. Kedi gibi sessizce yürümek. Fikrini belirtmemek. Dolaylı yollara başvurma. Mesafeli durma.
Continuous footing : Şerit temel. Sürekli dayanak. Sürekli temel. Mütemadi temel.
Foot and mouth disease : El ayak hastalığı. Şap hastalığı. Picornaviridae ailesinde, aftovirüs cinsinde yer alan virüsün çift tırnaklı hayvanlarda neden olduğu, süt veriminde aşırı azalma ve büyümenin durması nedeniyle önemli ekonomik kayıplara yol açan hastalık, hlk. dabak, tabak, salya. Dabak hastalığı.
İngilizce Footier Türkçe anlamı, Footier eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Footier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Distressed : Sıkkın. Yoksul. Üzüntülü. Sıkıntılı. Yıpranmış. Üzgün. Kederli. Tükenmiş. Dertli.
Derisive : Alay konusu olan. Alaylı. Alay edilecek türden. Alay edici. Gülünç. Komik. Alaycı.
Emptiest : En boş. Aç. Yoksun. Boşuna. Anlamsız. Boş. İçeriksiz.
Bad debt : Kötü borç. Zaman aşımı nedeniyle tahsili mümkün olmayan alacak. Batık kredi. Çürük alacak. Ödenmemiş borç. Şüpheli alacaklar. Tahsil edilmesi mümkün olmayan borç. Şüpheli alacak. Alınamayan alacak.
Abject : Bedbaht. Adi. Son derece kötü. Perişan. Yazık. Küçük düşürücü. Gururdan yoksun. Kendini küçük düşüren. Rezil.
Indigents : Sefil. Yoksul. Züğürt. Muhtaç.
Wild : Dağınık. Issız. Fırtınalı. Yaban. Vahşi. Arsız. Yabani. Kızgın. Zıpır.
Empty : Anlamsız. Boş. Dökülmek. İçini çıkarmak. Dökmek. Boşuna. Aç. Saçma.
Boniest : Kemikleri çıkmış. Kemiksi. Bir deri bir kemik. Kılçıklı. Kemik gibi. Kemikli. Sıska. Kemiksel.
Invalidated : Diskalifiye edilmiş. Doğrulanmamış. Etkisizleştirilmiş. İptal edilmiş. Hükümsüz. Aksi ispat edilmiş. Geçersiz kılınmış.
Footier synonyms : cachectic, devoid of meaning, unvalued, tattier, dirtier, badly off, classless, decrepit, shabby, bad mark, back burner, atonics, promote, bony, derisible, moth eaten, de minimis, anile, beggarliness, blackguard, shabbiest, contemptible, destitute of, currish, worth nothing, scroungy, bonier, ragged, motheaten, boost, caitiffs, dispensable, dastardly.
Footier zıt anlamlı kelimeler, Footier kelime anlamı
Driver : Şoför. Golfte ağaç sopa. Etmen. Sert yönetici. Operatör. Güçlendirici. Sürücü. Motorlu kara taşıtlarını sürüp yöneten kişi. Arabacı. Makinist.

Bu kısımda Footier kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Footier ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Footier anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Footier ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.