Dual economy türkçesi Dual economy nedir
- İkili ekonomi.
- Genellikle az gelişmiş ülkelerde, modern kesim ile geleneksel kesimin veya iki farklı üretim biçiminin bir arada bulunduğu iktisadi yapı. aksak rekabet piyasaları ile rekabetçi piyasaların bir arada bulunduğu iktisadi yapı.
- Çifte ekonomi.
- İktisat alanında kullanılır.
- Birinde yoksulluğun diğerinde ise daha yüksek ücretler ile ileri teknolojinin olduğu kırsal ve kentsel bölgelerde iki ekonominin varlığı.
- Dual ekonomi.
- Çift ekonomi.
- İkili iktisadi yapı.
Dual economy ingilizcede ne demek, Dual economy nerede nasıl kullanılır?
Dual : İkici. Bazı dillerde adların, zamirlerin teklik-çokluk açısından iki varlığı iki nesneyi belirtmesi, çekimli fiilerde iki kişiyi göstermesi. ikilik şekli arap, yunan ve sanskrit gibi dillerde var olan bir şekildir. dilimizde ikilik yoktur. yalnız türkçeye arapçadan girmiş olan bazı eski kelimelerde veya osmanlıca metinlerde göze çarpar. -an ve -ayn ekleri ile kurulur. ar. taraf-eyn "iki taraf", ebe-v-eyn "ana-baba", harem-eyn "mekke ve medine", kamer-eyn "ay ve güneş", devlet-eyn-i fahim-eteyn "iki büyük devlet" vb. || arapçada ikilik, çekimli fiilerde de kurallı olarak kullanılmaktadır: kete-ba "iki erkek yazdı", ketebeta "iki kadın yazdı"; ketebtüma "iki erkek veya iki kadın yazdınız", tektübani "iki erkek veya iki kadın yazarsınız" gibi. Çifte. Bir yöneyler uzayındaki her yöneyi: ı a >, tersyüzleyerek edinilen yöney uzayı: < a ı. İkili. Çift yönlü. İki kat. Çiftli. Eşlek. İkilik.
Economy : Tutum. Bir ülkede, bölgede ya da bir bütün olarak dünyada mal ve hizmetlerin üretim, dağıtım, değişim, yeniden üretim ve tüketiminin gerçekleştirildiği sistem. krş. bölgesel ekonomi, dünya ekonomisi, ulusal ekonomi. Örgüt. Tasarruf. Ekonomi. Artırım. Yöntem şekli. Kişilerdeki gereksemeleri karşılamak amacıyla yapılan davranış ve uygulamaları düzenleyen ve yöneten yasaları inceleyen bilim dalı. İdare. İktisat.
Dual economy theories : İkili iktisadi yapı kuramları. Az gelişmiş ülkelerdeki ikili iktisadi yapıyı açıklamaya yönelik geliştirilen kuramlar.
Dual accreditation : Çifte akreditasyon.
Dual action drug : Beklenen iki ayrı farmakolojik etkiyi benzer etkin dozlarda gösteren ilaç. Çift etkili ilaç.
Dual attachment station : Çift eklemeli istasyon. Çift erişimli istasyon.
İngilizce Dual economy Türkçe anlamı, Dual economy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dual economy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Dual economy synonyms : ability rent, a type mutual funds, a shift in supply, ability to pay principle, a group shares, ability to pay approach.

Bu kısımda Dual economy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dual economy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dual economy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dual economy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.