Dutgiller nedir, Dutgiller ne demek

Dutgiller; bir bitki bilimi terimidir.

  • Dut, incir vb. cinsleri içine alan iki çeneklilerden bir bitki familyası

Biyoloji'deki anlamı:

Ağaç ya da çalı formunda olup, tek evcikli, bazen taç yaprakları bulunmayan, meyveleri fındıksı, eriksi ya da küçük kapçık şeklinde, dut (Morus) ve incir (Ficus) cinslerini de içine alan bir familya.

Osmanlıca Dutgiller ne demek? Dutgiller Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tutiye

Dutgiller hakkında bilgiler

Dutgiller (Moraceae), Rosales takımından birçok cins ve taksonların çeşitli dokularında süt bulunun bitki familyası. Meyve nus, bazılarında ise çekirdekli sulu meyvedir. Çoğu kez bunlar bir araya gelerek mürekkep meyveleri oluşturur. Öz odunları koyu, diri odunu sarı renklidir.

Dutgiller kısaca anlamı, tanımı:

Cins : Tür, çeşit. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Soy, kök, asıl. Garip, tuhaf. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Familya : Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Karı, eş. Aile.

 

İncir : Bu ağacın yaş veya kuru olarak yenilen etli, tatlı yemişi, ballıdarı. Dutgillerden, asıl yurdu Akdeniz kıyıları olan, yaprakları geniş dilimli bir ağaç (Ficus carica).

Çenekli : Çeneği olan.

Takım : Canlıların bölümlendirilmesinde familya ile sınıf arasında yer alan, yakın benzerlikler gösteren organizmaların oluşturduğu birlik. Birbirini tamamlayan şeylerin tümü. Birlikte oynayan, kazanmak için birlikte çalışan sporcu topluluğu. Bir filmin çevriminde görüntüleri alma, aydınlatma, ses alma gibi belli başlı çalışmaları yapmak için gerekli en küçük teknikçiler topluluğu. Sigara ağızlığı. Aşağılayıcı ve küçümseyici anlamda topluluk. Meslek, davranış, durum vb. yönlerden birbirine uyan kimselerin oluşturduğu topluluk. Görev bakımından birbirini tamamlayan kimselerin topluluğu, grup, ekip, trup. Bir oyunda sahaya çıkan belli kuruluşlara bağlı oyuncular topluluğundan her biri. Hayvanlarda yemek borusu, akciğer ve karaciğere genel olarak verilen ad. Bir işte veya bir yerde kullanılan eşya ve aletlerin tamamı, ekipman. Bölüğü oluşturan birliklerden her biri. Takım elbise.

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Çekirdekli : Çekirdeği olan, içinde çekirdeği bulunan.

Mürekkep : Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde. -den oluşmuş. Birleşmiş, birleşik.

Odun : Anlayışsız ve kaba (kimse). Yakılmak için kesilmiş, parçalanmış ağaç.