Edgings türkçesi Edgings nedir

  • Kenar belirtici şey.
  • Kenar süsü.
  • Kenar düzleme.
  • Bordur.
  • Kenar şeridi.
  • Kenar yapma.
  • Kenar düzeltme.
  • Kenar profili.
  • Yaka.
  • Sınır.

Edgings ile ilgili cümleler

English: Please let us know the prices and earliest delivery of your Steel Landscape Edgings #STL3456.
Turkish: Lütfen bize Çelik Peyzaj Kenar taşları # STL3456'ın fiyat ve en erken teslimini bildirin.

Edgings ingilizcede ne demek, Edgings nerede nasıl kullanılır?

Dredgings : Dip tarama. Taraklama. (limanın) tarakla temizlenmesi. Kazımayla tarama. Dibini tarama. Hafifçe una bulama. Tarama. Taban kazıması. Su altında kazı.

Edging shears : Bahçıvan makası.

Edging : Kenar süsü. Zırh. Kenar yapma. Sınırlayıcı. Şerit. Kenar düzleme. Kenar belirtici şey. Yaka. Sınır. Bordur.

Acknowledging : İtiraf etmek. Teşekkür etmek. Onaylamak. Tanımak. Kabul etme. Kabul etmek. Alındığını bildirmek. Onaylama.

Data dredging : Veri kazıma.

Unacknowledging : Farketmeyen. Değer vermeyen. Takdir etmeyen. Kabul etmeyen. Tanımayan. Onaylamayan.

Dredging : Taraklama. Tarama. Dibini taramak. Tarakla temizlemek. Dibini tarama. Dip tarama. Taban kazıması. Su altında kazı. Üzerine serpmek. (limanın) tarakla temizlenmesi.

Wedging : Kamalama. Tıkmak. Kama ile yarmak. Sıkıştırmak. Takozlama.

Sledging : Kızakla taşımak. Kızakla dolaşma. Karda kızakla kayma. Kızaklı arabayla gitme. Kızakla gitmek. Balyozla vurma. Kızağa binmek.

 

Fledging : Tüy takmak (ok). Tüylerle kaplamak. Tüyleri çıkıncaya kadar bakmak. Tüylendirmek. Tüyleri çıkmak. Tüylenmek (kuş). Tüylenmek.

İngilizce Edgings Türkçe anlamı, Edgings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Edgings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inquietude : Huzursuzluk. Endişe. Kaygı. Rahatsızlık. Merak.

Border : Yakına gelmek. İle ortak sınıra sahip olmak. Sahne yukarısından asılan, sahnenin üst kesimini maskelemede kullanılan çoğu kez kara perde. Bitişik olmak. Sınırdaş olmak. Koşu yolu kıyısı. Kenar. Sınır olmak. Koşu yolunun çimento, tahta ya da uygun herhangi bir özdekten yapılmış 5 cm. yüksekliğinde, 5 cm. genişlikteki iç kıyısı.

Uneasiness : Tedirginlik. Endişe. Malez. Rahatsızlık. Zorlanma. Kaygı. Huzursuzluk. Kuşku. Sıkıntı. Zorluk.

Borderland : Sınır bölgesi.

Quarters : İkametgah. Ordugah. Yaşama alanı. Kışla. Konak. Konut. Kalacak yer. Karargah. Mesken. Çeyrek.

Bourn : Çay. Diyar. Amaç. Hedef. Dere. Su. Memleket.

Flange : Kenar. Boruların eklenmesinde kullanılan, çember biçimli ortası delik metal parça. Buden. Makara yanağı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir film makarasının göbeğini iki yandan örten, filmin göbeğe düzgün olarak sarılmasını, sarılmış filmin göbekten çıkmamasını sağlayan ve filmi koruyan teker biçimindeki yüzeyler. Kulak. Çıkıntı. Ek tekeri.

Domiciliation : Oturum yerinde ödeme. Yerleştirme. Ehlileştirme (eski kullanım). Bir evde yerleşmiş olma işi. Evcilleştirme. Yerleşme. İlgilisinden başka üçüncü bir kişinin oturum yerinde ödeneceğinin ödek üzerinde çekimcisi tarafından gösterilmesi. Bir eve yerleşme işi.

 

Dicky : Minik kuş. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Kötü. Önlük. Şoför mahalli. Zayıf. Papyon. Hastalıklı. Sarsak.

Dickey : Eşek. Sarsak. Eşek (ingiliz ingilizcesi). Hastalıklı. Çürük. Önlük. Küçük kuş. Şoför mahalli. Minik kuş.

Edgings synonyms : living quarters, digs, boundary line, bourne, borderlands, hemming, dickies, bounds, pad, neckline, edging, dickie, bournes, ambit, flanges, collar, collaret, binding, border line, hemstitching, borders, collars, hemstitched, disquietude, neck, hemstitches, limbus, purfling, boundary, anxiety, necklines, dickeys, borderlines.

Edgings zıt anlamlı kelimeler, Edgings kelime anlamı

Inactivity : Hareketsizlik. Etkisizlik. Durgunluk. Tesirsizlik. Tembellik. Avarelik. Üşengeçlik.