Flange türkçesi Flange nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Boruların eklenmesinde kullanılan, çember biçimli ortası delik metal parça.
  • Bir film makarasının göbeğini iki yandan örten, filmin göbeğe düzgün olarak sarılmasını, sarılmış filmin göbekten çıkmamasını sağlayan ve filmi koruyan teker biçimindeki yüzeyler.
  • Flanş.
  • Kenar.
  • Makara yanağı.
  • Başlık.
  • Kenar takmak.
  • Flanşlamak.
  • Kulak.
  • Ek tekeri.
  • Flanj.
  • Yaka.
  • Çıkıntı.
  • Buden.

Flange ingilizcede ne demek, Flange nerede nasıl kullanılır?

Flange joint : Flanşlı bağlantı. Ek tekerli ek. Ek teker ile yapılan, sökülebilir bağlantı.

Flange nut : Flanş somunu. Kenarlı somun. Yakalı somun.

Flange rail : Oluklu ray.

Air intake flange : Hava giriş yolu flanşı. Hava giriş yolu flanjı.

Axle drive flange : Aks tahrik flanşı.

Crankshaft flange : Krank mili flanşı.

Carburettor flange : Karbüratör flanşı.

Connecting flange : Tespit flanjı. Tespit flanşı. Bağlantı flanşı. Birleştirme flanşı.

Blank flange : Kör flanş. Kör ektekeri. Ortasında delik bulunmayan ektekeri.

Blind flange : Kör ektekeri. Kör tapa. Kapama flanşı. Kör ek tek eri. Kör flanş. Ortasında delik bulunmayan ektekeri.

İngilizce Flange Türkçe anlamı, Flange eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Otology : Kulak burun boğaz hastalıkları bilimi. Kulak bilimi. Boğaz hastalıkları bilimi. Kulak hastalıkları bilimi. Otoloji. Kulağın anatomisi, fizyolojisi ve patolojisiyle ilgili veteriner hekimlik dalı. Kulak ve kulak hastalıkları bilimi. Burun.

Borders : Tarh. Kenar süsü. Kenarlıklar. Sınır. Hudut. Kenarlık.

End piece : Uç parçası. Bitiş parçası. Son parça.

Dickeys : Eşek (ingiliz ingilizcesi). Minik kuş. Eşek. Sarsak. Papyon. Hastalıklı. Çürük. Önlük. Göğüslük.

Bezel : Lamba çerçevesi. Bıçağın eğimli ağzı. Kaş. Yüzük kaşı. Sivri uç. Şev. Façeta. Sunucu kapağı.

Neckline : Boyun hattı. Yaka hattı. Bir giysinin boyu çevreleyen veya kapatan parçası olan tasarım (elbise, gömlek, süveter, vs.). Başlık altı.

Extreme : Mutlak. Uç noktada. En uç. Aşırı. Aşırı derece. Çıkmaz. Son derece. Ölçüsüz. Uçdeğer.

Side ring : Çember yan halkası. Parçalı çemberlerde, çember kenarı görevini yapan yassı halka. Yan halka.

Eminentia : Tümör. Yükseklik, çıkıntı, kabartı, tepe. Eminensiya. Kabartı.

Brow : Çehre. Alın. Tepe. Yamaç. Yüz. Kaş.

Flange synonyms : casques, coiffure, ears, cape, gilling, adapter, bulge, capes, collarette, brims, cap, gill, flanges, bonneting, rim, casque, aural, collaret, buckle, brim, bedhead, brink, bulges, dicky, bump, bonnet, otolaryngologist, pressure plate, eaves, fringe, captions, brackets, cap nut.

Flange ingilizce tanımı, definition of Flange

Flange kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To furnish with a flange. To make a flange on. An external or internal rib, or rim, for strength, as the flange of an iron beam. To be bent into a flange. Or for a guide, as the flange of a car wheel ([Bakınız: Car wheel].). Or for attachment to another object, as the flange on the end of a pipe, steam cylinder, etc.