Egretta alba nedir, Egretta alba ne demek

Egretta alba; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: büyük ak balıkçıl].

Zooloji'deki anlamı:

[Bakınız: ak balıkçıl].

Egretta alba hakkında bilgiler

Büyük ak balıkçıl (Ardea alba), balıkçılgiller (Ardeidae) familyasına ait bir kuş türü. Büyükçe bir kuştur. Beyaz tüylere sahiptirler. Büyüklükleri 101 cm'e kadar artar. Ağırlıkları 950 gram kadardır. Sadece Gri balıkçıldan ufakça daha küçüktürler. Boyutu dışında, büyük ak balıkçıl sarı gagası, siyah bacakları ve ayakları ile diğer beyaz balıkçıllardan ayrılabilir. Yavaş bir uçuşu vardır. Uçuş sırasında boyunlarını geri çekerler. Sığ su veya daha kuru habitatlarda beslenirler. Keskin gagalarını balık, kurbağalar veya böceklere saplarlar. Hareketsiz olarak avlarını beklerler. Genellikle kolayca görülen yaygın bir türdür. Kısmen göçmendirler. Bu türler, iri Ardea türlerinden Gri balıkçılın ve Ardea herodiasın her şeyiyle yakın akrabası olup renkleri konusunda ise küçük beyaz balıkçılgiller daha çok benzemektedirler. Çeşitli yazarlar tarafından Egretta alba ve Casmerodius albus olarak tanımlanmıştırlar. Dünyanın çeşitli parçalarında dört alt cinsi vardır, bunlardan en büyüğü A.a. modestadır.

Egretta alba kısaca anlamı, tanımı

 

Büyük ak balıkçıl : Kuşlar (Aves) sınıfının, leyleksiler (Ciconiiformes) takımının, balıkçılgiller (Ardeidae) familyasından, 104 cm kadar uzunlukta, tamamen beyaz renkli, Güneydoğu Avrupa, Asya ve Afrika ve yurdumuzun her tarafında görülen, bitkice zengin bataklık, nehir ve göl kenarlarında yaşayan bir kuş türü. Ak balıkçıl

Balıkçılgiller : Leyleksiler takımının balıkçıllar alt takımına giren bir familya.

Gri balıkçıl : Kuşlar (Aves) sınıfının, leyleksiler (Ciconiiformes) takımından, Palearktik bölge ve Asya'da yaşayan, Türkiye'nin her tarafında göl, nehir ve bataklıkların ıslak çayırlarında görülen, yuvasını genellikle ağaçlara gruplar hâlinde yapan, sırtı kül rengi, karnı beyaz olan yerli bir tür. Kül rengi balıkçıl. Kuşlar (Aves) sınıfının, Leyleksiler (Ciconiiformes) takımından, Palearktik bölge ve Asyada yaşayan,Türkiyenin her tarafında göl ve bataklıkların ıslak çayırlarında görülen, yuvasını genellikle ağaçlara gruplar hâlinde yapan, sırtı kül rengi, karnı beyaz olan yerli bir tür, kül rengi balıkçıl.

Yakın akraba : Birinci derecede yakınlığı olan akraba.

Ak balıkçıl : [Bakınız: büyük ak balıkçıl]. (Egretta alba), Leyleksiler (Ciconiiformes) takımının balıkçılgiller (Ardeidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 104 cm. Tamamen ak renklidir. Güney Doğu Avrupa, Afrika ve Asyada bataklık, ırmak ve göl kenarlarında yaşar.

Balıkçıllar : Çoğunlukla uzun bacaklı, uzun gagalı balıkçıl cinsinden kuşlar alt takımı.

Beyaz balık : Kemikli balıklardan, alabalıkgiller (Salmonidae) familyasından, boyu 60 cm olabilen, doğal olarak Kuzey Amerika, Kuzey Avrupa ve Kuzey Asya’da bulunan bir tür.

 

Ağırlıklar : Bir sirkte zorlu kişilerin kaldırdıkları çeşitli büyüklükte ve biçimde ağırlıklar.

Kurbağalar : Omurgalı hayvanlardan, amfibyumlar sınıfına giren bir takım, kuyruksuzlar.

Hareketsiz : Hareket etmeyen, yerinden kımıldamayan, durgun, durağan.

Küçük bey : Evin küçük erkek çocuğu. Çıtkırıldım, şımarık genç.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

Balıkçıl : Uzun bacaklılardan, boynu ve gagası uzun, su kıyılarında yaşayan, balık yiyerek beslenen büyük bir kuş (Ardea cinerea). Balıkla beslenen, balık yiyen.

Benzemek : İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak, andırmak. Sanısını uyandırmak, gibi görünmek.

Alt cins : Bir cins içinden ayrılan ikinci derecedeki cins.

Büyüklük : Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.

Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Kolayca : Oldukça kolay. (kola'yca) Kolaylıkla, sıkıntı çekmeden.

Büyükçe : Biraz büyük. Oldukça önemli.

Diğer dillerde Egosantrik çevre etiği anlamı nedir?

İngilizce'de Egosantrik çevre etiği ne demek ? : egocentric environmental ethics