Eliciting türkçesi Eliciting nedir

Eliciting ingilizcede ne demek, Eliciting nerede nasıl kullanılır?

Eliciting a prior density : Öncül yoğunluk elde etme.

Felicities : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Saadet. Etkileyici ifade veya üslup. Refah. Uygunluk. Mutluluk. Nimet. Yerinde kullanılan söz.

Infelicities : Hoşnutsuzluk. Yersizlik. Talihsizlik. Nahoşluk (söz vb). Nahoş olma durumu. Geçmezlik. Mutsuzluk.

Elicit demands : Talepleri ortaya çıkarmak. Talepleri meydana çıkarmak.

Elicit images : Görüntüler üretmek. İmajlar üretmek.

Elicitation : Söyletim. Meydana çıkarma. Çıkartım. Sonuç çıkarma.

Elicits : Yol açmak. Tepki göstermek. Ortaya çıkarmak (gerçeği). Gerçeği ortaya çıkarmak. Edinmek (bilgi). Neden olmak. Aydınlatmak. Çıkarmak. Öğrenmek. Meydana çıkarmak.

Felicitates : Tebrik etmek. Kutlamak.

Felicitate : Kutlamak. Tebrik etmek.

Elicit : Temin etmek. Tepki göstermek. Öğrenmek. Sağlamak. Ortaya çıkarmak. Çıkarmak. Ortaya çıkarmak (gerçeği). Meydana çıkarmak. Neden olmak. Aydınlatmak.

İngilizce Eliciting Türkçe anlamı, Eliciting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eliciting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Tingling : Sızıya karıncalanmaya sebep olan. Sızlama. Sızlayan. İğneleyen. Karincalandırma. Karıncalanma.

Elicited : Aydınlığa çıkartılmış. Temin edilmiş. Sağlanmış (bilgi, cevap).

Procuring : Pezevenklik. Tedarik. Bulma. Sağlama. Muhabbet tellallığı.

Thrilling : Heyecanlandırıcı. Heyecan verici. Nefes kesici. Çok heyecan verici. Titreyen. Heyecanlı.

Reacted : Karşı etki yapmak. Tepki vermek. Tepki yapmak. Tepkimek (kimya terimi). Karşı gelmek. Mukabele etmek. -e tepki vermek. Tepkimek. Tepkiyle karşılamak.

Bare : Açmak. Soymak. Yalın. Açığa vurmak. Açılmak. Açık. Açığa çıkartmak. Çıplak. Gözle görülür hale getirmek.

Stimulating : Ufuk açıcı. Uyandırıcı. Tahrik edici. İlham veren. Aydınlatıcı. Canlandırıcı. Uyarıcı. Uyaran.

Brightens : Aydınlanmak. Neşelendirmek. Canlandırmak. Aydınlık olmak. Canlılık vermek (bir yere). Yüzünde mutlu bir ifade belirmek. Aklamak. Parlatmak. Parlamak.

Exhilarating : Canlandırıcı. Neşeli. Neşelendirme. Neşelendirici.

Eliciting synonyms : clarificate, reacts, cleared, civilizes, electrifying, blanking, galvanic, bruit about, civilise, get to know, tickling, civilize, breathless, respond to, excitement, providing, bares, catch out, hear, respond, sexy, get acquainted, fervour, come to know, disclose, glamourous, detects, blanks, breathtaking, detect, find out, brightening, acquaint oneself with.

Eliciting zıt anlamlı kelimeler, Eliciting kelime anlamı

Unexciting : Can sıkıcı. Sıkıcı. Heyecansız.

Uninteresting : Çekici olmayan. Meraksız. Yavan. İlginç olmayan. Cansız. İlgi çekmeyen.

Eliciting antonyms : unprovocative, unsexy, unstimulating.