Elopes türkçesi Elopes nedir

  • Evlenmek için evden kaçmak.
  • Sevgilisi ile gizlice kaçmak.
  • Kocaya kaçmak.
  • Sevgiliyle kaçmak.
  • Aşığı ile kaçmak.
  • Sevgilisi ile kaçmak.
  • Evden kaçmak.
  • Aşığıyla kaçmak.
  • Ailesinden gizlice evlenmek.
  • Kaçmak.

Elopes ile ilgili cümleler

English: I need help putting stamps on these envelopes.
Turkish: Bu zarflara pul yapıştırırken yardıma ihtiyacım var.

English: I need to put stamps on all these envelopes.
Turkish: Bütün bu zarfların üstüne pul yapıştırmam gerekiyor.

English: I need envelopes.
Turkish: Benim zarflara ihtiyacım var.

English: I would like some envelopes.
Turkish: Biraz zarf istiyorum.

Elopes ingilizcede ne demek, Elopes nerede nasıl kullanılır?

Airmail envelopes : Uçak postası göndermek için tasarlanmış olan özel zarflar. Hava postası zarfı.

Antelopes : Ceylan. Memeliler (mammalia) sınıfının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, boynuzları yukarı ve geriye doğru kıvrık, iyi koşan, afrika'da yaşayan türlere sahip bir alt familya. Antilop. Antiloplar. Ahu. Gazal. Ceren.

Envelopes : Torba (anatomi terimi). Örtü. Zarf. Kılıf.

Envelopes and labels : Zarflar ve etiketler.

Printenvelopes macro : Zarfyazdır makro.

Antelope : Ahu. Antilop. Gazal. Ceylan. Ceren. Çift parmaklılar (artiodactyla) takımından, afrika'da yaşayan bir memeli türü.

 

Elopements : Aşığı ile kaçma. Kaçma. Evli bir kadının kocasından başka birisiyle kaçarak evini terketmesi. Evli bir kadının aşığıyla kaçması.

By sealed envelope : Kapalı zarf usulü.

Cell envelope : Hücre kılıfı. Hücre zarı, hücre duvarı ve varsa diğer örtüleri kapsayan tabaka.

Eloper : Ailesinden gizlice evlenen. Sevgilisi ile gizlice kaçan. Aşığı ile kaçan kimse. Kaçan.

İngilizce Elopes Türkçe anlamı, Elopes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Elopes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bleed off : Boşaltma. Boşaltmak. Kaçırmak. Gaz boşalmak. Basınç boşalmak. Yük atmak. Basınç. Yük atma.

Blow : Darbe. Çalmak. Atmak (sigorta). Uçmak. Küfretmek. Hava vermek. Solumak. Uçurmak. Üflemek. Yelpazelemek.

Bank : Akarsu kıyısı. Sahil. Bankaya para yatırmak. Basamak. Yokuş. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum. Yığmak. Akarsu yüzü ile yatak yanlarının dokunum çizgisi. Küme. Kümelenmek.

Avoid : Kaçınmak. İptal etmek. Savuşturmak. Yanaşmamak. Uzak durmak. Kurtulmak. Sakınmak. Engel olmak. Savmak.

Wear : Kullanılma. Kullanma. Giymek. Giyim. Aşındırmak. Giysi. Giyinme. Eskime. Giyim eşyası. Filmin çeşitli sinema aygıtlarında çok kullanılmasından doğan aşınma ve eskime.

Wearable : Aşınabilir. Giyilebilir. Giyilmeye müsait.

Declension : Bozulma. Aşağıya doğru hareket eden. Olumlu cevap. Gerileme. Çekim. Cümlenin çeşitli ögeleri arasında geçici anlam ilişkileri kurmak üzere ad veya ad soylu kelimelerin durum ekleri alarak girdikleri çekim. türkiye türkçesinde başlıca ad çekimi ekleri şunlardır: yalın durum (eksiz, yükleme durumu eki +ı, +u, nı, nu; yönelme durumu eki +a, +na, bulunma durumu eki +da, çıkma durumu eki +dan, ilgi durumu eki: +ın, +un, +nın, +nun. örnekler: iş, iş+i, iş+e, iş+te, iş+ten, iş+in; sen, sen+i, san+a, sen+de. sen+den, sen+in; okuduğum, okuduğum+u, okuduğum+a, okuduğum+da, okuduğum+dan, okuduğum+un vb. || eski türkçede ve bugünkü bazı yazı dilleriyle lehçelerde bunlara +ça eşitlik durumu, +ın/ +un vasıta durumu, -garu yön gösterme durumları eklerini de eklemek gerekir. || dilimizde bazı durumlarda bir kalıntı biçiminde +ça eki yine süregelmektedir: ben+ce, gönlüm+ce gibi. ile edatından ekleşen +la eki de yavaş yavaş birliktelik gösteren bir ad çekimi ekine dönüşme durumundadır: çocuk+la, annen+le, baban+la vb. iyelik ve çokluk ekleri için bk. işletme ekleri. Sapma. Çökme. Tasrif.

 

Absconding : Alacaklıdan kaçmak. Kaçıp gizlenmek. Kanundan kaçmak.

Scarp : Şev. Yar. Dikine kesmek. Iskarpa. Yamaç. Bayır. Doğal uçurum. Dik yer. Uçurum.

Rise : Çıkmak. Doğmak (güneş). Şiddetlenmek. Ayyuka çıkmak. Yükselmek. Yükseltmek. Artış. Artmak. Doğma eylemi. Açılmak.

Elopes synonyms : canyonside, article of clothing, downslope, absquatulation, coast, cant, beat a retreat, declination, formation, mountainside, eloping, acclivity, hillside, side, declivity, upgrade, abscond from, escarpment, elevation, bolts, ski slope, ascent, elope, habiliment, eloped, decline, absconds, versant, bolt, piedmont, descent, clothing, geological formation.

Elopes zıt anlamlı kelimeler, Elopes kelime anlamı

Ascent : Yokuş. Yukarı doğru göç. Bayır. Yamaç. Yukarı doğru giden yol. Çıkış. Tırmanış. Rampa. Yükselme. Yükseliş.

Descent : İniş. Madene inme. Yokuş. Sukut. Soy. Baskın. Çöküş. Düşme. Köken.

Gradualness : Aşamalı olarak gerçekleşme durumu. Yavaş yavaş gerçekleşme durumu. Kademelilik. Aşamalı olma.

Elopes antonyms : natural depression, abruptness.