Eluders türkçesi Eluders nedir
- Sıyrılan kimse.
- Sakınan kimse.
- Kaçınan kimse.
Eluders ingilizcede ne demek, Eluders nerede nasıl kullanılır?
Deluders : Kandıran kimse. Sahtekar. Aldatıcı. Aldatan kimse.
Eluder : Kaçınan kimse. Sıyrılan kimse. Sakınan kimse.
Deluder : Aldatıcı. Kandıran kimse. Sahtekar. Aldatan kimse.
Elude : Kaçınmak. Anlayamamak. Aklına gelmemek. Tehlikeyi atlatmak. -den sıyrılmak. Atlatmak. Paçasını kurtarmak. Kaçmak. Kurtulmak. Çağrıştırmamak.
Eluded : Çağrıştırmamak. Kaçamak yapmak. Dolandırmış. Kurtulmak. Kandırmış. Atlatmış. Bir bahaneyle kendini bir yükümlülükten kurtarmış. Yan çizmiş. Akla gelmemiş. Hatırlanmamış.
Deluded himself : Kendini avuttu. Kendini yanılttı. Kendini yanlış yönlendirdi. Kendini kandırdı.
Deludes : Avutmak. Aldatmak. İğfal etmek. Göz boyamak. Yanıltmak. Kandırmak. Ayartmak. Gözünü boyamak.
Deluding : Aldatma. Aldatmak. Kandırmak. Ayartmak. Aldatan. Avutmak.
Delude : Gözünü boyamak. İğfal etmek. Aldatmak. Göz boyamak. Kandırmak. Ayartmak. Yanıltmak. Avutmak.
Eluding : Kaçamak yapmak. Kurtulmak. Anlayamamak. Firar etme. Aklına gelmemek. Çağrıştırmamak. Sıyrılmak. Kaçınmak.
İngilizce Eluders Türkçe anlamı, Eluders eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Eluders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Doyen : Grubun en kıdemli üyesi. Eski efendi. Üst rütbeli subay. Duayen. Duayen (erkekler için). Grubun en yaşlı üyesi. Türkümün en yaşlı üyesi. En kıdemli üye.
Eschewer : Çekinen. Sakınan. İçkiden uzak duran kimse. İçtinap eden. Uzak duran. Bir kimseden kaçınan. -'den uzak duran kimse.
Adult : Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Ergin. Yetişkin. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Er kişi. Erin. Büyümüş. Erişkin. Yetişkin kişi. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi.
Doyenne : Duayen kadın. Bir toplumun kadın üyesi. Duayen (kadınlar için).
Senior : Kıdemli. Son sınıfla ilgili. Yaşça daha büyük. Yaşça büyük kimse. Yaşlı. Daha yaşlı. Son sınıf öğrencisi. Son sınıfa ilişkin. Daha yaşlı olan kişi. Üst.
Grownup : Yetişkin kimse. Ergin. Yetişkin. Olgun.
Dean : Başkan. Katedralin başrahibi. Fakültede eğitim öğretim etkinliklerinin düzenle yürümesinden başlıca sorumlu olan yönetici; fakülte başkanı. Dekan. En kıdemli üye. Papaz meclisi başı. Baş papaz.
Sidestepper : Savuşturan kimse. Kaytarıcı. Yana adım atan kimse. Geçiştiren kimse.
Flinchers : Korkan kimse. Çekinen kimse. Korku veya azap gösteren kimse. Ürken kimse.
Eluders synonyms : sr., eluder, older, sidesteppers, flincher, eschewers, shrinkers, shrinker, shunner, shunners.
Eluders zıt anlamlı kelimeler, Eluders kelime anlamı
Juvenile : Çocuk. Genç. Olgunlaşmamış. Gençliğe ait. Gençlere özgü. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Jüvenil. Genç erkek rolü. Yavru. Delikanlı.
Junior : Daha genç. Oğul. Ast. Yaşça küçük. Mevki veya kıdemce küçük olan kimse. Çocuk. İki kişiden küçük olanı. Küçük kimse. Küçük. Yaşça küçük kimse.

Bu kısımda Eluders kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Eluders ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Eluders anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Eluders ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.