Embanking türkçesi Embanking nedir

  • Toprak setle çevrelemek.
  • Set ile kapatma.
  • Dolgu yapma.
  • Toprak set çekmek.
  • Toprağı setle çevreleme.
  • Set çekilme.

Embanking ingilizcede ne demek, Embanking nerede nasıl kullanılır?

Embanked : Toprak setle çevrelenmiş. Set ile kapatılmış. Toprak setle çevrelemek. Toprak set çekmek. Set çekilmiş.

Embankmenk : Yatak seti. Akarsu yatağının iki yanında, taşkın sularının yığmasıyla oluşan lığ ve çakıl karışımı tümsek.

Embankment : Yapay dolgu. Dolgu. İmla. Dolma. Set. Toprak set. Rıhtım. Set yapma. Bent. Toprak dolgu.

Embankments : Toprak set. Dolgu. Toprak dolgu. Set. Dolma. Yapay dolgu. Rıhtım. Set yapma. Bent. İmla.

Embanks : Set çekmek. Toprak set çekmek. Toprak setle çevrelemek.

Tympanic membane : Ses titreşimlerinin orta kulaktaki kemikçiklere geçmesini sağlayan, dış kulak yolu ile orta kulak arasında bulunan zar. timpanik zar. Kulak zarı.

Clay embankment : Kil dolgu. Kil imla.

İngilizce Embanking Türkçe anlamı, Embanking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Embanking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Finance : Paraca desteklemek. Fon ve sermaye sağlamaya yönelik ticari etkinlik. iktisadın, para ve diğer varlıkların yönetimi konusunu inceleyen bir alt dalı. para, kredi, bankacılık ve yatırımların yönetimi. Gereken parayı vermek. İş kurmada gereken para. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Akçalı işler. Maliye. Finansman sağlamak. Finanse etmek. Finanse.

 

Bunds : Set. Toprak set. Sarmalama. Rıhtım. Bent. Dernek.

Stow : Yükü istif etmek. Sakınmak. Neta etmek. Gemide saklanmak. Susturmak. İstif etmek. Saklamak. Kaçınmak.

Pack : Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Sıkıştırmak. Kütle. Paketlemek. Bavuluna koymak. Semer. Sırt çantası. Sürü. Ambalaj. Paket.

Fill : Doyumluk. Karşılamak. Doldurmak. Doyma. Doymak. Kaplamak. Kabarmak. Dolduracak miktar.

Stowing : İstif. İstifleme. Dolgu. Saklama.

Embanked : Set ile kapatılmış. Toprak setle çevrelenmiş. Set çekilmiş.

Frustration : Hüsran. Düş kırıklığı. Önleme. Hayal inkisarı. Bozma. Sinir bozucu şey. Boşuna uğraşma. Boşa çıkma. İşini bozma.

Bund : Toprak set. Rıhtım. Dernek. Bent. Set. Sarmalama.

Embanks : Set çekmek.

Embanking synonyms : home banking, frustrations.