Employment function türkçesi Employment function nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- İşlendirme hacmi ile onu belirleyen ücretler, büyüme oranı, işlendirme vergileri gibi değişkenler arasındaki ilişkiyi gösteren fonksiyon.
- İşlendirme fonksiyonu.
Employment function ingilizcede ne demek, Employment function nerede nasıl kullanılır?
Employment : Hizmet. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. Memuriyet. Görevlendirme. Uğraş. Çalışma. İş alma. İşlendirme. Görev. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması.
Function : Çalışmak. Fonksiyonunu yerine getirmek. Amaç. Kimi niceliklerin değişimiyle bağıntılı olarak değişen niceliklere verilen genel ad. İş. Bir değişkenin değerlerine karşılık atanan sayılar topluluğu. İşlev. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İşlemek. Bağımsız değişkenler ile bağımlı değişken arasındaki ilişkinin matematiksel ifadesi. bk. işlev.
Employment agencies : İş ve işçi bulma kurumları. İş bulma kurumları. İş bulma kurumu. İş piyasasının düzenlenmesine katkıda bulunan, iş ve işçi arayanlara aracılık eden resmi veya özel kurumlar.
Employment agency : Özel istihdam bürosu. İş ve işçi bulma kuruluşu. İş bulma kurumu. İş bulma büroları. İş ve işçi bulma kurumu. İş bulma bürosu.
Employment application : İş başvurusu.
Employment barrier : İşlendirme engeli. İşgücü piyasalarına girişin cinsiyet, yurttaşlık veya engelli olma gibi gerekçelerle yasaklanması veya zorlaştırılması.
İngilizce Employment function Türkçe anlamı, Employment function eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Employment function ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
Employment function synonyms : abnormal budget expenditures, abnormal budget, a type mutual funds, abolition of forced labour convention, a change in supply, a change in demand.

Bu kısımda Employment function kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Employment function ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Employment function anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Employment function ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.