Endemics türkçesi Endemics nedir

  • Bitki örtüsü.
  • Bir yer veya halka özgü hastalık.
  • Yerel bitki örtüsü.
  • Belirli bir yere özgü hastalık.
  • Yöreye özgü bitki örtüsü.
  • Belirli bir yere özgü hayvan.
  • Yöreye özgü hayvan.
  • Yöresel hastalık.
  • Belirli topluluğa özgü hastalık.
  • Belirli bir topluluğa özgü hastalık.
  • Mahalli ve daimi hastalık.

Endemics ingilizcede ne demek, Endemics nerede nasıl kullanılır?

Endemic erosive stomatitis : Sığırların papüler stomatitisine benzeyen, afrika’da insan ve sığırlarda görülen viral hastalık. Endemik eroziv stomatitis.

Endemic hematuria : Endemik hematüri. Üriner şistosomozis.

Endemic : Yöresel hastalık. Yöreye özgü bitki örtüsü. Yöreye özgü hayvan. Yerel bitki örtüsü. Bir bölgeye özgü, yerel olan. belli bir bölgede salgın olmaksızın sık görülen hastalık. Mahalli ve daimi hastalık. Özgü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli bir yere özgü hayvan. Bir yer veya halka özgü hastalık.

Endemically : Bölgesel ve devamlı olarak. Yerli olarak. Mahalli olarak. Bölgesel olarak. Yöresel olarak.

Hyperendemic : Hiperendemik. Belirli bir coğrafik bölgede, genellikle mevsimsel olarak bir hastalık ve enfeksiyonun yüksek bulaşma durumu.

Endearing oneself to : Etki uyandıran (bir kimse üzerinde). Kendini sevimlileştiren ve çekicileştiren.

 

Endear oneself : Kendini sevdirmek. Kendisine değer verilmesini veya sevilmesini sağlamak.

Endears : Çekici hale getirmek. Kendini sevdirmek. Çekicileştirmek. Sevdirmek. Çekici kılmak.

Endearing : Müşfik. Cazip. Sevecen. Alımlı. Çekici.

Endearment : Sevgi belirtisi. Okşama. Sevgi ifadesi. Okşayıcı söz. Tatlı söz. Sevgi.

İngilizce Endemics Türkçe anlamı, Endemics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endemics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autochthonic : Kadim. Yerli.

Autochthonal : Asıl yerli. Yerli. Özgün. Orijinal.

Aborigines : Ataları eski çağlardan beri belirli bir yerde yaşamış olanlar. Yerli halk. Asıl yerliler. Yöresel hayvanlar.

Floras : Mikrobiyel çeşitlilik. Belli bir organdaki mikroplar. Bitey. Yeşil örtü. Flora. Vücudun belirli bir yerinde bulunan mikroplar. Bitkiler. Belli bir bölgede yetişen bitki.

Endemic : Yaygın. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir bölgeye özgü, yerli olan. yıllık rapor edilen vakalarının sayısı sabit veya artmayan bir hastalık durumu. Özgü. Sık görülen.

Disease : Lyme hastalığı. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. İllet. Hastalık. Maraz. Sayrılık. Rahatsızlık. Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Dert.

 

Indigenous : Bir yerde doğal olarak yetişen. Yerel. Tabii. Özgü. Yöreye özgü. Fıtri. Bir yere özgü. İçkaynaklı. Doğal.

Florae : Belli bir organdaki mikroplar. Flora.

Vegetation cover : Herhangi bir bölgede, o bölgenin doğal koşullarına uygun olarak gelişen, orman, çayır gibi, bitkilerin oluşturduğu örtü.

Vegetation : Yeşillik. Herhangi bir yörede, ayırt edici yapısal özellikleri nedeniyle ayrıca adlandırılabilecek bitki toplulukları. Sebze. Erken evresi körpe, geç evresi kartlaşmış olarak ifade edilen bitkinin gelişim evresi, vejetasyon. Tümör. Bitkiler. Bitkilenme. Olgunlaşma. Ur.

Endemics synonyms : endemic disease, flora, autochthonous, native.

Endemics zıt anlamlı kelimeler, Endemics kelime anlamı

Foreign : Yabancılık. Yurt dışı. Ülke dışı. Ecnebi. Yurtdışı. Dış. Harici. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yabancı madde.

Ecdemic : Yerli olmayan. Başka bir yerden gelen. Ekdemik.

Epidemic : Epidemik. Epidemi. Yaygın. Salgın (hastalık). Salgın hastalık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belli bir coğrafik alandaki popülasyonda, rapor edilen yıllık vaka sayısı hızla artan hastalık durumu. Salgınlaşmış. Aynı zamanda çok büyük çapta bireyi etkileyen hastalık. epidemik. Belli bir bölgede aynı anda birçok bireyde görülen hastalık, epidemik.