Endirekt tedavi nedir, Endirekt tedavi ne demek
Endirekt tedavi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Ödemde diüretik vermek, yerel yangıda yakıcı pomatlar sürmek veya dağlamakla kan oraya çekilerek hastalığın iyileşmesi sağlandığı gibi doğrudan hastalık üzerine değil de organizmanın savunma gücünü kamçılayarak hastalığın tedavisine neden olan yol.
Endirekt tedavi tanımı, anlamı
Endir : Alçakgönüllülük: Bu evlere endir etmez.
Endire : Kocayemişi. Şuraya. Biraz daha kalitesi düşük olan. Yanınız, sizin bölge: Endirelerde neler var?.
Endirek : Kocayemişi.
Endirekt : Dolaylı.
Tedavi : Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi. Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme.
Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.
Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.
İyileşme : İyileşmek işi.
Diüretik : İdrar yapımını artırıcı. İdrar çıkışını artıran.
Dağlamak : Kızgın bir demirle hayvan derisine damga vurmak. Acısı yüreğine işlemek. Çok sıcak, soğuk veya acı bir şey yakmak. Akan kanı dindirmek veya hasta bölümleri ortadan kaldırmak için vücudun bir yerini kızdırılmış bir metal araçla yakmak.
Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.
Hastalı : Hastalıklı.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Savunma : Saldırıya karşı koyma, müdafaa. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname. Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans.
Dağlama : Dağlamak işi.
Sürmek : Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
Vermek : Üzerinde, elinde ya da yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Tespit etmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kazandırmak, katmak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Ödemek. Ayırmak, harcamak. Bırakmak veya bağışlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Yaymak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Dayamak. Satmak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak.
Yakıcı : Yakma özelliği olan, yakan. Etkili, dokunaklı. Başka bir maddeyle birleşerek o maddenin yanmasını sağlayan (madde). Yakı yapan ya da satan kimse.
Diğer dillerde Endirekt tedavi anlamı nedir?
İngilizce'de Endirekt tedavi ne demek ? : indirect treatment


Bu kısımda Endirekt tedavi nedir? Endirekt tedavi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Endirekt tedavi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Endirekt tedavi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.