Enfeksiyöz infertilite nedir, Enfeksiyöz infertilite ne demek

Enfeksiyöz infertilite; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Özel etkenler tarafından meydana getirilen döl verim düşüklüğü.

Enfeksiyöz infertilite anlamı, tanımı

Enfeksiyöz : Enfeksiyonun neden olduğu, enfeksiyon yapan, enfeksiyöz hastalık oluşturucu, infeksiyöz. Bir canlıdan diğer bir canlıya kolayca geçebilen, bulaşıcı. Enfeksiyon yapan, bulaşıcı hastalık meydana getirici

İnfertil : Üreme yeteneği zayıf.

İnfertilite : Değişik nedenlerden ötürü dişi ve erkeklerde görülen geçici döl verimi düşüklüğü.

Özel etkenler : Anlağı genel düzeyi belirleyen ortak bir etken çevresinde örgütlenmiş bireysel çeşitlenmeler gösteren bileşik bir yapı olarak anlayan biçeye göre sözkonusu çeşitlenmelere yol açan özel yetenekler.

Özel etken : (Çok değişkenli istatistik) Etken çözümlemesinde, yalnızca tek bir değişkende görünen etken.

Getiri : Faiz. Yarar. Kazanç.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Verim : Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.

 

Düşük : Yaşayabilecek duruma gelmeden doğan yavru, ceninisakıt, bağan, sakıt. İktidardan düşmüş ya da düşürülmüş. Az. Aşağı doğru düşmüş, aşağı sarkmış. Dil bilgisi kurallarına uymayan. Eski değer ve onurunu yitirmiş olan.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Döl : Canlıların üremesi sonucu ortaya çıkan yeni birey veya bireylerin bütünü, zürriyet, nesil. Yavru, çocuk.

Diğer dillerde Enfeksiyöz infertilite anlamı nedir?

İngilizce'de Enfeksiyöz infertilite ne demek ? : infectious infertility