Etkenlik veya öznelik hali nedir, Etkenlik veya öznelik hali ne demek

Etkenlik veya öznelik hali; Dil Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bazı dillerin isim çekimlerinde yalnız iki hal vardır. Bunlardan biri özne olarak kullanılır (ETKENLİK veya ÖZNELİK HALİ); öbürü ise her çeşit tümleç rolünü görebilir (EDİLGENLİK veya YÖNETİLİK Hali, Cas passif ou Cas régime).

Etkenlik veya öznelik hali anlamı, kısaca tanımı

Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali

Etken : Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Etkenlik : Etken olma durumu. Bir ışığın bir duyar katı etkileme özelliği.

Özne : Bir cümlede bildirilen işi yapan, yüklemin bildirdiği durumu üzerine alan kimse veya şey, fail, süje: Çocuk uyudu. Çocuk henüz küçüktür cümlelerinde çocuk sözü öznedir. Bilinci, sezgisi, düş gücü olan, bazı filozoflara göre de dış dünyaya karşıt olan birey.

Öznel : Özneye ilişkin olan, öznede oluşan, nesnelerin gerçeğine değil, bireyin düşünce ve duygularına dayanan, enfüsi, subjektif, nesnel karşıtı.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

 

Edilgenlik : Edilgen olma durumu.

Edilgen : Yapılan işten etkilenen, pasif, etken karşıtı. Edilgen fiil.

Görebi : Çalı kesmek için kullanılan ucu eğri balta. Diken, çalı kesmekte kullanılan bir çeşit balta.

Tümleç : Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.

Yöneti : Yönetme işi.

Bunlar : Bu zamirinin çokluk biçimi.

Yalnız : Yanında başkaları bulunmayan. (ya'lnız) Yalnızca. Ama. (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak. Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi.

Bunla : Bunlar.

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Öbürü : Öteki, öbür kişi veya şey, diğeri, öbürkü.

Çekim : Çekme işi. Alıcının sürekli olarak çalıştırılmasıyla elde edilen film parçası, plan. Fiillerin çeşitli zaman, kişi ve kiplere, adların da ad durumlarına göre uğradığı biçimleri, tasrif. Herhangi bir cismin, başka bir cismi kendine doğru çekme gücü, cazibe, traksiyon.

Diğer dillerde Etkenlik veya öznelik hali anlamı nedir?

Fransızca'da Etkenlik veya öznelik hali nedir ? : cas actif ou cas sujet