Eucaine türkçesi Eucaine nedir

  • Sentetik alkaloit.
  • Eskiden lokal uyuşturucu (anestetik) ilaç olarak kullanılan madde.
  • Yukain.

Eucaine ingilizcede ne demek, Eucaine nerede nasıl kullanılır?

Eucairite : Ökayrit.

Eucalypti : Okaliptüs. Ökaliptüs.

Eucalyptol : Okalüptüs ağaçlarından elde edilen yağ. Sineol. Okaliptüs yağı. Okaliptol. Ökaliptol.

Eucalyptole : Ökaliptol. Okalüptüs ağaçlarından elde edilen yağ. Okaliptüs yağı. Ökalüptüsten çıkan yağ.

Eucalyptus : Okaliptus. Okaliptüs ağacı. Yapraklarında bulunan tanenden dolayı içeriden sürgün önleyici, idrar yolları antiseptiği, öksürük dindirici ve balgam söktürücü olarak kullanılan mersingiller familyasından bir ağaç, sıtma ağacı. Ökaliptus. Sıtma ağacı. Okaliptüs. Sıtmaağacı.

Eucalyptus oil : Okaliptus yağı. Okaliptüs yağı.

Eucatropin : Ökatropin. Belladon alkoloitlerinin organik asitlerle yaptığı esterlerden sentetik olarak elde edilen tersiyer amin türevi bir ilaç.

Leucaniline : Lökanilin.

Eucharis : Güney amerika'da yetişen bir zambak.

Deucalion : İnsanoğlunu yeniden yaratmak için karısı pyrrha ile birlikte tufandan kurtulan prometheus'un oğlu (eski yunan mitolojisi).

İngilizce Eucaine Türkçe anlamı, Eucaine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eucaine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hard drug : Sert uyuşturucu. Ağır uyuşturucu.

Tornado : Çok küçük bir alan üzerinde çok yıkıcı etkileri olan hortum. Şiddetli ve yıkıcı huni şeklinde fırıl fırıl dönen rüzgar. Hortum. Kasırga.

Cocain : Kokain.

Coca : Yapraklarından kokain çıkarılan bitki. Koka.

Snow : Kokain. Gözüne girmek. Toz. Yağmak. Havadan ak, ince taneli buz kırılcaları biçiminde ya da lapa lapa yağan, sıcaklık koşulları elverişli ise yerde biriken su buğusu, bk. yağış. Karlanma (tv). Karla kaplamak. Billurlaşmış, beyaz lapalar halinde yağan donmuş su buğusu. Yağış. Kar.

Coke : Taşkömürünün ısıl bozundurulmasından arta kalan, karbonca zengin, gözenekli ve kimyasal bakımdan taşkömüründen daha etkin kömür. Kola. Kokain. Kokkömürü. Koka kola. Kok kömürü. Dönüştürmek. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kolalı içecek. Kok.

C : Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. Klirens. C programlama dili. Do nota. Karbonun simgesi. Kulombun simgesi. Do (müzik terimi). İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Yüz dolarlık banknot.

Crack : Çökmek. Patlamak. Çatırdatmak. Çıtlatmak. Kırmak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Çatlatmak. Çatallaşmak (ses). Çatırtı. Çözmek (şifreyi).

 

Blow : Uçurmak. Fışkırmak. Darbe. Çiçeklenmek. Uçmak. Çiçek açmak. Kaçmak. Küfretmek. Patlamak. Kahretmek.

Eucaine synonyms : crack cocaine, basuco, nose candy.

Eucaine zıt anlamlı kelimeler, Eucaine kelime anlamı

Soft drug : Hafif uyuşturucu.

Apocrine : Süt bezlerinde olduğu gibi, bez hücresinde meydana gelen salgının hücrenin apikal bölgesinden, bir kısım sitoplazma ile birlikte atılması şeklindeki salgılama. Apokrin.