European monetary zone türkçesi European monetary zone nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avro’nun kullanıldığı para alanı.
  • Avro alanı.

European monetary zone ingilizcede ne demek, European monetary zone nerede nasıl kullanılır?

European : Avrupai. Avrupalı. Avrupa. Avrupa'ya özgü. Alafranga. Biseksüel. Avrupa'ya ait. Avrupa ile ilgili. Frenk.

Monetary : Moneter. Parasal. Para ile ilgili. Mali. Paraya ait. Parayla ilgili. Nakdi. Para.

Zone : Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü. Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Kuşak. Alan. Yöre. Kuşatmak. Zon. Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge. zaman kuşakları, iklim kuşakları vb. Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek.

European monetary agreement : Kısa süreli dış ödeme açıkları için ekonomik işbirliği ve kalkınma örgütü’ne üye olan ülkelere, oluşturulan fon aracılığıyla mali yardım sağlamak üzere, avrupa ödemeler birliğinin sona ermesiyle, 1958 yılında kurulan birlik. Avrupa para anlaşması.

European monetary area : Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avro’nun kullanıldığı para alanı. Avro alanı.

 

European monetary institute : Avrupa birliği üye ülkelerinin ulusal merkez bankaları arasındaki işbirliği ve para politikalarının eşgüdümünün güçlendirilmesi amacıyla 1994 yılında kurulup, 1998 yılında yerini avrupa merkez bankasına bırakan organ. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Avrupa para enstitüsü.

European monetary system : Para birimleri arasında döviz kurlarını ayarlayarak ve onları birbirine bağlayarak avrupa ekonomik topluluğu ülkeleri arsında ekonomik birlik yaratmak için tasarlanmış olan teknik. Ems. İktisat, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Üye ülke ulusal parasını sabit kur üzerinden avrupa para birimi (ecu)'ne bağlamak ve ulusal döviz piyasasında değerdeşlik (parite) üzerinden müdahale etmek amacıyla almanya, belçika, danimarka, fransa, irlanda, italya, lüksemburg ve hollanda tarafından 1979 yılında kurulan sistem. Avrupa para sistemi.

European monetary union : Avrupa parasal birliği. Belirli avrupa ülkeleri arsında olan finansal birlik. Avrupa para birliği. Avrupa birliğinde ortak makro iktisadi hedeflere ulaşılması için tek para olarak avro’nun kullanıldığı para alanı. Avrupa birliği üyelerinin ulusal paralarını sabit kurdan birbirine bağlamalarını sermayenin ve nakit akımlarının kendi aralarındaki dolaşımı üzerine konan tüm yasal engellerin kaldırılmasını ve tek para sistemine geçişi ön gören mekanizma.

European monetary snake : Avrupa para yılanı.

European monetary funds : Avrupa para fonu.

İngilizce European monetary zone Türkçe anlamı, European monetary zone eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak European monetary zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Euro area : Avro ortak para alanı. Euro bölgesi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Euro zone : Euro bölgesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

European monetary zone synonyms : european monetary area, euroland, a change in demand, a change in supply, ability to pay approach, abnormal budget, eurozone, a group shares, abolition of forced labour convention, a type mutual funds, a shift in demand, a shift in supply, a shift in individual demand, eurosystem.