European wild cat türkçesi European wild cat nedir

  • Etçiller (carnivora) takımının, kedigiller (felidae) familyasından, 60 cm kadar uzunlukta, 25 cm kadar kuyruğu olan, kırçıl renkli, avrupa ve asya ormanlarında yaşayan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yaban kedisi.

European wild cat ingilizcede ne demek, European wild cat nerede nasıl kullanılır?

European : Biseksüel. Avrupa. Alafranga. Avrupai. Avrupalı. Avrupa ile ilgili. Frenk. Avrupa'ya özgü. Avrupa'ya ait.

Wild : Yabani. Fırtınalı. Zıpır. Dağınık. Kızgın. Arsız. Çöl. Tenha. Hiddetli. Issız.

Cat : Kusmak. Kedi soyundan hayvan. Griva palangası. Kinci kadın. Kedi. Pisi. Caz meraklısı kimse. Kusarak çıkarmak. Pisi (argo terim).

Wild cat : Sokak kedisi. Evcilleştirilmemiş kedi. Yaban kedisi. Ehlileştirilmemiş kedi. Vahşi kedi.

İngilizce European wild cat Türkçe anlamı, European wild cat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak European wild cat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wildcat : Keşif kuyusu. Yasal olmayan. Rizikolu. Tehlikeli. Riskli girişim. Hırçın kimse. Düzensiz. İntizamsız. Riskli. Yasadışı ve beklenmedik.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

 

Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

Catamount : Kedigillerden jaguar benzeri bir hayvan. Dağ aslanı. Vaşak. Puma. Karakulak. Kedigillerden jaguara benzer bir hayvan.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Acacia : Arap zamkı. Akasya sakızı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Mimoza. Salkım ağacı.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

European wild cat synonyms : aardwolf, abductor muscle, catamounts, aardvarks, a cell, wildcats, a cells, wild cat, catamountain, a site, abiotic factor, tiger cat, cat a mountain, abramis zone.