Evelem nedir, Evelem ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kazları semirtmek için verilen mısır unu hamuru.

Evelem tanımı, anlamı

Evel : Evvel. Önce. Evvel, önceleri. Evvel, ilk olarak; bir zamanlar, bk. evvel

Evelem develem konuşmak : İleri geri konuşmak.

Evelemek : Oyalamak, alıkoymak.

Evelemek develemek : Eveleme gevelemek.

Eveleme develeme : Eveleme geveleme.

Eveleme geveleme : Evelemek gevelemek işi, eveleme develeme.

Evelemek gevelemek : Bir sözü tam söylememek, ağzının içinde mırıldanmak, evelemek develemek.

Semirtmek : Besili, yağlı bir duruma getirmek, semizletmek.

Mısır unu : Kuru mısır tanelerinin öğütülmesiyle elde edilen un.

Semirtme : Semirtmek işi.

Kazlar : Kuşlar (Aves) sınıfının, kazsılar (Anseriformes) takımından, iyi uçan ve yüzen göçücü su kuşlarını içine alan bir alt takım. Ördekgiller (Anatidae) olmak üzere tek bir familyası vardır. (Anseres),olmak üzere tek familyası vardır.

Kazla : Rende.

Hamur : Unun su veya başka sıvılarla yoğrulmuş durumu. Ağrı iline bağlı ilçelerden biri. İyi pişmemiş (ekmek ve hamur işleri). Kâğıtta tür, nitelik. Öz, asıl, maya.

Semir : 1.Sıradağ. 2.Yamaç. Şişman: Bizim inek semir. Arkadaş. Nitelikli. Yamaç, dağ silsilesi.

Mısır : Buğdaygillerden, gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 metre olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım durumunda, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan biçiminde olan bir kültür bitkisi (Zea mays). "Duymayan kalmadı" anlamındaki Mısır'daki sağır sultan bile duydu atasözünde geçen bir söz. Bu bitkinin koçan üzerindeki taneli ürünü. Bu ürünün taneleri.

 

Semi : Yarım, yarı. Latince yarım anlamına gelen ön ek.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Hamu : Kamu, bütün, hep. Hamur.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Unu : İmrenme, kıskanma, şaşma anlatan ünlem. Onu.

Diğer dillerde Evecen sıtma anlamı nedir?

İngilizce'de Evecen sıtma ne demek ? : acute malaria