Evincive türkçesi Evincive nedir

  • Belli eden.
  • Bildiren.
  • Tatbikatla izah edilebilir.
  • Belirten gösteren.
  • Açımlanabilir.
  • Gösterilebilir.
  • Kanıtlama eğiliminde olan.
  • Açığa çıkmasına hizmet eden.
  • İspat edilebilir.

Evincive ingilizcede ne demek, Evincive nerede nasıl kullanılır?

Evincible : Kanıtlanabilir. Aydınlığa kavuşturulabilir. Açığa vurulabilir. İzhar edilebilir. İspat edilebilir. İspatı mümkün. Belirtilebilir. Delil olarak gösterilebilir. Gösterilebilir.

Evincing : İspat etme. İzhar etme. Açığa vurmak. Aydınlığa kavuşturma. Gösterme. Belli etmek. Açığa vurma. Delil gösterme. Açıkça göstermek. Belirtme.

Evince : Göstermek. Açıkça göstermek. Açığa çıkarmak. Belirtmek. Belli etmek. Açığa vurmak.

Evince earnestness : Samimi olduğunu göstermek. Dürüst olduğunu göstermek.

Evinced : Delil gösterilmiş. Belli etmek. Açığa vurmak. Belirtilmiş. Açığa vurulmuş. İzhar edilmiş. Gösterilmiş. Açıkça göstermek. İspat edilmiş. Aydınlığa kavuşturulmuş.

Angevin : Anjou kraliyet ailesinden kimse.

Believing in : -a inancı olma. -a inanma. -nın varlığına inanma.

Aggrieving : Mağdur etmek. Kederlendirmek. İncitmek. Üzmek. Mağdur duruma düşürmek. Gücendirmek. Rencide etmek. Kırmak.

Believing : İmanlı. İtikatlı. İnanış. İnanma. Mümin. Cimri. İman eden. İnanan. İnançlı. Kanma.

 

Angevine : Fransa'daki anjou'nun veya anjou ile ilgili. Quebec'teki (kanada)anjou'nun veya anjou ile ilgili.

İngilizce Evincive Türkçe anlamı, Evincive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evincive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Smile : Gülümseme ile karşılık vermek. Parlamak. Gülmek. Lütuf. Gülümseyerek (bir şeyi) göstermek. Gülümsemek. Tebessüm etmek. Onamak. Gülücük. Gülümseme.

Evincible : Delil olarak gösterilebilir. Kanıtlanabilir. İzhar edilebilir. Açığa vurulabilir. İspatı mümkün. Belirtilebilir. Aydınlığa kavuşturulabilir.

Exude : Akmak. Sızmak. Dışarı vermek. Yayılmak. Eksüdat. Sızıntı yapmak. Çıkarmak. Terlemek. Sızdırmak. Kaçırmak.

Provable : Kanıtlanması mümkün. Kanıtlanabilir. İspatlanabilir. İspatı mümkün.

Phrase : Sözcük seçerek anlatmak. Kısa ve uygun anlatım. Deyiş. Cümle veya kelimelerle anlatmak. Ölçek ya da ölçer sınarı olarak kullanılan ve kendi başına bir anlam taşıyan tümce parçası. Kelime seçerek anlatmak. Sözcük öbeği. Uygun kelime veya cümlelerle ifade etmek. Cümle veya sözcüklerle anlatmak.

Declarative : Beyan eden. Bildirimsel. İfade eden. Tanıtan. Haber veren. Bildirim deyimi.

Beam : Parlamak (yüzü). Işık demeti. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kiriş. Elektromagnetik ışınımın veya parçacıkların tek yönlü ya da yaklaşık olarak tek yönlü akışı. Işın. Yatay ağaç. Işımak. Yayılmak. Parlamak.

Sneer : Dudak bükme. İstihza. Gülmek (küçümseme). Küçümsemek. Hor görmek. Küçümseyerek gülme. Hor görme. Küçümseme. Alayla gülümsemek. Alay.

 

Convey : Taşımak. Devretmek. Açığa çıkarmak. Nakletmek. Taşımak götürmek. İletmek. Aksettirmek. İblağ etmek. Yollamak. Getirmek.

Exhibitable : Sunulabilir. Sergilenebilir.

Evincive synonyms : paint a picture, give voice, give vent, ventilate, express, evoke, punctuate, give, declarant, telling, displayable, denotable, suggest, connote, notifiers, enunciator, menace, accent, notifier, stress, vent, accentuate, emphasise, formulate, ostensible, annunciatory, enunciators, burst out, articulate, imply, word, demonstrable, show.

Evincive ingilizce tanımı, definition of Evincive

Evincive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to prove. Having the power to demonstrate. Indicative. Demonstrative.