Evlek nedir, Evlek ne demek
Evlek; kökeni rumca dilinden gelmektedir.
- Tarlanın, tohum ekmek için saban iziyle bölünen bölümlerinden her biri.
- On liralık kâğıt para.
- Tarlalarda suyun akması için açılan su yolu

- Dönümün dörtte biri kadar olan alan ölçüsü.
"Evlek" ile ilgili cümleler
- "Bu korkunç mücadeleye üç evlek toprak için Mustafa'dan başka bizim köyde kimse girişmezdi." - S. F. Abasıyanık
Yerel Türkçe anlamı:
Taraça
Dönüm
Bahçede sebze ekmek için ayrılan bölümler.
Bir evin sığacağı kadar yer
On lira (argo): Bu ceketi dört evleğe aldım.
Bahçe ve tarlalarda açılan su yolu.
Tarlaya tohum ekmek için saban iziyle bölünen kısımlardan herbiri.
Dönümün dörtte biri kadar olan arazi // evla bilmeyenner: evleği bilmeyenler, zıt anlamlısıevleklik
Kolay, basit.
Tarlaya tohum atmak için, pullukla açılan kısımların herbiri
Öküzlerin bir seferde sürebileceği tarla parçası.
Bahçelerde sebze ve benzeri şeyleri dikmek için ayrılan parçalardan herbiri.
Tarlanın bir bölümü.
Dönüm.
Suyun toprağı oyduğu yer.
On kiloluk tahıl ölçüsü.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Dönümün yarısı. (*Ağın -Elâzığ)
Dönümün dörtte biri. (Yukarıtırtar *Yalvaç, Dereköy *Uluborlu -Isparta; Çukurhisar *Sivrihisar -Eskişehir; Sarıköy *Beyşehir -Konya)
Dönümün üçte biri. (*Gönenköy -Isparta)
Ensiz, küçük bahçe karığı. (Başkışla *Karaman -Konya)
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Kastamonu kenti, Azdavay belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Evlek hakkında bilgiler
Evlek, eskiden Türkiye'de ve Sırbistan'da kullanılan Türk bir alan birimidir. Evlek'in anlamı, sabanla bir geçişte işlenen arazı dilimdir.
Evlek anlamı, kısaca tanımı:
Saban : Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı.
Evlekleme : Evleklemek işi.
Evleklemek : Sürülecek tarlayı eşit bölümlere ayırmak.
Tarla : Deniz hayvanlarının çok olduğu yer. Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası.
Tohum : Bitkilerde döllenme sonunda yumurtacıktan oluşan ve yeni bir bitki oluşmasını sağlayan tane. Soy sop, döl, nesil, sülale. Ortaya bir sonuç çıkaran, bir sonucun oluşmasına sebep olan şey. Spermatozoit.
Ekmek : İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Yarışta geçmek. Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yemek, aş. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Toprağı ekip biçmek için kullanmak. Serpmek.
Bölüm : Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım.
Dönüm : Gidip gelme ile yapılmış olan bir işin her seferi. Eni boyu kırkar mimar arşını olan alan ölçüsü. Tekrarlanan belli bir olayın tamamlanması ve yenisinin başlaması. Dönme işi. 1000 m² 'lik bir alan ölçüsü.
Dört : Üçten bir artık. Bu sayıyı gösteren 4 ve IV rakamlarının adı. Dört sayısının adı.
Ölçü : Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Ölçüt. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Değer, itibar. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Belirlenmiş boyut. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan. Ölçme sonucu bulunan rakam.
Türki : Türkçe. Türkle ilgili.
On : Bu sayıyı gösteren 10 ve X rakamlarının adı. Dokuzdan bir artık. Dokuzdan sonra gelen sayının adı.
Liralık : Lira. Herhangi bir lira değerinde olan.
Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
Evlek almak : Sürülecek tarlayı eşit parçalara ayırmak.
Evlek kırmak : Sürülecek tarlayı eşit parçalara ayırmak.
Evlek koramı : Demirmıknatıssal özdeklerin çok küçük mıknatıssal birimlerden oluştuğu olgusuna dayanan kuram.
Evlek tapanı : Evlek yapmak için kullanılan bir karış genişliğinde, yetmiş seksen santim uzunluğunda tahta.
Evlek yazmak : Sabanla evleği ayıran çizgileri çizmek.
Evlekaçmak : Sürülecek araziyi pulluk iziyle belirtmek. (Darıveren Acıpayam -Denizli) Sulu tarlalarda, tohum saçtıktan sonra, saban ya da pullukla, tarla içinde arıklar açmak : Tohum saçtım evlek açtım. Al öküzü çifte koştum. (Darıveren *Acıpayam -Denizli)
Evlekalmak : Tarla içindeki suları dışarı aktarmak için sabanla arık açmak. (*Merzifon -Amasya)
Evlekçi : Ev sahibi. Tarlayı evleklere ayıran işçilerin başında duran adam.
Diğer dillerde Evlek anlamı nedir?
İngilizce'de Evlek ne demek? : n. furrow, row, ditch; fold; wrinkle
Fransızca'da Evlek : rayon [le]
Almanca'da Evlek : n. Furche
Rusça'da Evlek : n. борозда (F), грядка (F), гряда (F), арык (M)

Bu kısımda Evlek nedir? Evlek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Evlek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Evlek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.