Extensin türkçesi Extensin nedir

  • Bitkilerde primer hücre duvarının %15 kadarını oluşturan ve hidroksiprolin bakımından zengin 300 amino asitlik bir glikoprotein.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Ekstensin.

Extensin ingilizcede ne demek, Extensin nerede nasıl kullanılır?

Extensibility : Uzatılır olma niteliği. Uzayabilirlik. Uzanabilirlik. Uzayabilme. Genişleme yeteneği. Genişletilebilirlik. Uzama kabiliyeti. Uzatılabilirlik. Genişleyebilirlik.

Extensible : Daha uzun olması için çekilebilir. Uzatılır. Uzatılabilir. Açılabilir. Uzayabilir. Genişletilebilir. Gerdirilebilir. Uzanabilir.

Extensible markup language : Genişletilebilir işaretleme dili. Xml. Genişletilebilir biçimlendirme dili. Html belgeleri yaratmak ve tasarlamak için sgml standardının en basit versiyonu (internet sitelerinde kullanmak için uygundur).

Extensile : Uzatılabilir. Açılabilir. Açılır kapanır. Genişletilebilir.

Extensio : Ekstensiyo. Gerilme, çekilme, uzatma, açma.

Extension ladder : Sürgülü merdiven. Uzar merdiven. Portatif merdiven. Uzar sürme merdiven.

Extension course : Gelişmiş veya ileri çalışma kursu. İlave sınıf. Harici kurs.

Extension flex : Uzatma kablosu. Uzatma kordonu.

Extension field : Cisim genişlemesi. Oyut genişlemesi.

Extension cable : Uzatma kablosu.

İngilizce Extensin Türkçe anlamı, Extensin eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Extensin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Wait : Hizmet etmek. Bekletmek. Durmak. Beklemede olmak. Beklemek. Bekletilmek. Pusu. Bekleme yapmak. Bekleyiş. Servis yapmak.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

Spread : Dağılma. Yayılış. Saçılmak. Meydan almak. Uzanıp gitmek. Sirayet etmek (hastalık). Ekmeğe sürülen şey. Aynı konuyu yazan karşılıklı iki sayfa (gazete). Ara.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Delay : Gecikme. Oyalamak. Geç kalmak. Gecikmek. Süre. Rötar. Tehir. Savsaklamak. Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Yankı.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

Extensin synonyms : a chromosome, abiotic factor, expansion, enlargement, aardvark, abramis zone, abductor muscle, stretch, aardwolf, abo blood groups system, acacia, spreading, postponement, time lag, hold, a cell.

Extensin zıt anlamlı kelimeler, Extensin kelime anlamı

Contraction : Kayaç taneciklerinin soğuma ile küçülmesi ve daralması. Kaynaşma. Kasılma. hacimce küçülme veya büzüşme. kasılma nedeniyle organ duvarlarının birbirine yaklaşması. Kapma. Daralma. Büzme. Küçültme. İlişki kurma. Daratlma. Bir kasın uyarılması sonucu, ince ipliklerin kalın iplikler üzerinde kaymasıyla meydana gelen kas boyundaki kısalma. izotonik, izometrik ve tetanik kasılma tipleri vardır, kontraksiyon.

Small : Ufak tefek. Önemsiz. Sıradan. Küçücük. Küçük. Zayıf. Ufacık. Mini. Mütevazı. Arka.

Little : Genç. Az miktar. Cici. Değersiz. Önemsiz. Küçük. Kısa. Az miktarda. Azıcık. Az.