Exteriors türkçesi Exteriors nedir

Exteriors ingilizcede ne demek, Exteriors nerede nasıl kullanılır?

Exterior angle : Dışaçı. Bir geometrik şelkin dış tarafındaki açı. Dış açı.

Exterior balance : Ödemenin dengede olması. Dış dengelem.

Exterior door : Dış kapı.

Exterior interior angles : Yöndeş açılar.

Exterior lighting : Açık hava aydınlatması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dış aydınlatma. Açık hava koşulları içinde ayrı bir aydınlatma yöntemi gerektiren aydınlatma. işlik aydınlatmasının karşıtı. Dış aydınlatması.

Exterior shooting : Dışarıda çevirim. Dış çekim.

Alternate exterior angles : Dışters açılar.

Exterior set : Dış dekoru. Ev dışındaki, açık havayı, açıklığı ya da doğayı gösteren dekor.

Exterior : Dışarı. Dışyüz. Hariç. Dış taraf. Gösteriş. Dışsal. Dışarıda olan. Dışardan gelen. Harici. Dış ilişkiler.

Exterior paint : Dış yüzey boyası.

İngilizce Exteriors Türkçe anlamı, Exteriors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exteriors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foreign : Yurt dışı. Yurtdışı. Yabancı madde. Ecnebi. Ülke dışı. Bir maddede kendisinden başka bulunan her türlü madde. Yabancılık. Dıştan gelme. Yabancı.

 

Outdoor : Dış mekan. Açık havada. Bina dışı. Ev dışında. Yapı dışı. Açıkhava. Dışarıda yapılan. Açık. Dışarıda.

Open : Ferah. Yarılmak. Genişletmek. Serbest. Kısık olmayan (ses). Karara bağlanmamış. Geniş. Dürüst. Hiçbir perdeye basılmaksızın tellerin açık bırakıldığı veya tüm tellerin herhangi bir perdeden tek parmakla kapatıldığı durumlarda bile sık kullanılan akorların elde edilebildiği akortlama biçimi. Açık.

Extrinsic : İkincil. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. Dışarıdan. Geçici. Esaslı olmayan. Ekstrinzik. Yabancı. Harici. Dış kaynaktan.

Blazons : Parlatmak. Arma çizmek. İlan etmek (göze çarpan bir şekilde). Teşhir etmek. Arma. Ongun. Donatmak (göze çarpan bir şeyle). Sergilemek. Kaplamak (göze çarpan bir şeyle).

Insetting : Araya sokulmuş. İçe doğru. Ek. Atma. Ekli küçük resim. İlave etmek. Arasına koymak. Gömme. İlave.

Blazonry : Arma. Parlak dekor. Fiyaka. Armacılık. Hanedan armaları.

Exterior : Harici. Görünüş. Dışardan gelen.

Bravery : Kahramanlık. Görkem. Dövüşkenlik. Cesurluk. Erkeklik. Yiğitlik. Alplık. Cesaret. Mertlik. İhtişam.

Exteriors synonyms : foreign relations, external affairs, part, facade, face value, corium, exterior shooting, affectations, forth, externus, bravado, affectation, appearances, out, blazon, demonstrating, outwith, region, ostensible, external view, open air, braveries, offshore, outside, fashion, insets, airs, out of doors, external, externals, colorable, outers, external appearance.

Exteriors zıt anlamlı kelimeler, Exteriors kelime anlamı

Inside : İç taraf. Mide. İçerisinde. İçte. İçine. Ç. İçerisi. İç kısım. İç.