Extrusome türkçesi Extrusome nedir

  • Ekstruzom.
  • Parazit protista türlerinin konukçu hücreye girmede kullanılan maddeleri içeren vaküolü.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Extrusome ingilizcede ne demek, Extrusome nerede nasıl kullanılır?

Extrusion : İhraç etme. Çıkarma. Peletleme işleminde sıkıp çıkarma. Ekstrüzyon. Salgı maddelerinin dışarı verilmesi olayı. yapılan salgı hücre yüzeyinde boğumlanmayla ayrılır. buhar kullanılarak veya kullanılmaksızın, sıkılarak basınç altında itilerek veya patlatılarak deliklerden geçirilmek suretiyle yemlerdeki zararlı unsurları azaltmak ve yem değerini uygun duruma getirme işlemi.

Extrusion die : Ekstrüzyon kalıbı. Sıkma kalıbı. Fışkırtma kalıbı.

Extrusion press : Ekstrüzyon tezgahı. Sıkma tezgahı. Darçıkarır. Ekstrüzyon presi.

Extrusioned soy : Bütün soyanın, herhangi bir kısmı ayrılmaksızın, sürtünme sıcaklığı ve/veya buhar aracılığıyla ekstrüzyonlanmasından elde edilen un durumunda bir ürün. Ekstrüzyonlanmış soya.

Extrusions : Kalıptan çekme. Çıkıntılar (hadde). Sıkma. Çıkarma. İhraç etme.

Extruded feed : Ekstrude yem. Ekstrüde yem. Yüksek basınç ve buhar sıcaklığıyla oluşturulmuş, suya dayanıklı, yoğunluğu ayarlanabilen, sindirilme düzeyi yüksek yüzer balık yemi, ekspande yem.

 

Extrusive mass : Püskürük kayaç.

Extrude : Kalıptan geçirmek. Pırtlamak. Preslemek. İhraç etmek. Sıkıp çıkarmak. Geçirmek. Çıkarmak. Uzatmak. İtip çıkartmak. Çıkmak.

Extrusive : Püskürük. Çıkaran. Ekstrüsif. Atma veya fırlatma eğiliminde olan. Dünyanın yüzeyindeki çatlaklar boyunca dışarı doğru zorlanan erimiş kayalara ilişkin. Ekstrüzif. Püskürük (kayaç). Fırlatan. İterek dışarı çıkarma eğiliminde olan. İhraç eden.

Extrusive rocks : Sokulum kayaçları. Volkanik kayaç. Püskürük kayaçlar. Ekstrusif kayaçlar. Püskürük kayaç. Yeryüzüne çıkan magmadan ve magma maddelerinden türeyen kor kayaçlar. Püskürük kayalar.

İngilizce Extrusome Türkçe anlamı, Extrusome eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extrusome ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Yer domuzu.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya. Akasya sakızı.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Extrusome synonyms : abacus bodies, abo blood groups system, abiotic environment, abductor muscle, aardwolf, a chromosome, volcanic.

Extrusome zıt anlamlı kelimeler, Extrusome kelime anlamı

Intrusive : İzinsiz giren. Mütecaviz. İzinsiz ve davetsiz giren. Elverişsiz. Zorla içeri giren. Araya giren. Zorla giren. Davetsiz. Sırnaşık. Kullanışsız.