Fırsat pencereleri önsavı nedir, Fırsat pencereleri önsavı ne demek

Fırsat pencereleri önsavı; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Tekno-ekonomik paradigma değişimleri sırasında ekonominin yeni baştan yapılandırılması gereğinin, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkeleri yakalaması için bir fırsat olduğunu savunan ve C. Perez, C. Freeman, L. Soete tarafından geliştirilen görüş. karşılığı birinci fırsat pencerisi, ikinci fırsat pencerisi.

Fırsat pencereleri önsavı tanımı, anlamı

Fırsat pencereleri : Tekno-iktisadi paradigma değişimleri sırasında ekonominin yeni baştan yapılandırılması gereğinin, gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkeleri yakalaması için bir fırsat olduğunu savunan ve C. Perez, C. Freeman, L. Soete tarafından geliştirilen görüş. karşılığı birinci fırsat pencerisi, ikinci fırsat pencerisi

Önsav : Gözlenen olaylar ve bu olaylar arasındaki ilişkilere yönelik açıklama taslağı ya da belirli olaylara ilişkin geçici bir açıklama işlevi gören önkabul. [Bakınız: istatistiksel önsav]. Bir diğer savın kanıtlanımında yararlanılan sav. Bir araştırmada verilerin kullanılma amaçlarına ve uygulama gereksinmelerine göre, elde edilecek kestirimler için öngörülen kesinlik düzeyi. Başta gelen düşünce.

Pencer : Sebze. Pancar.

Fırsat : Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon.

 

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Gelişmiş ülkeler : İktisadi kalkınmalarını tamamlamış, üretimin ileri teknolojiyle gerçekleştirildiği, yaşam standardının ve kişi başına gelirin yüksek olduğu ve özellikle sanayileşmiş ülkelerden ülkeler grubu. karşılığı birinci dünya ülkeleri.

Yeni baştan : Baştan başlayarak, yeniden.

Paradigma : Değerler dizisi. Dizi. Örnek.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Yakalama : Yakalamak işi. Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi.

Gelişmek : Büyüyüp boy atmak, yetişmek, neşvünema bulmak. İlerlemek, olgunlaşmak, genişlemek, inkişaf etmek. Şişmanlamak.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Ekonomi : İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. Tutum.

 

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Paradi : Bir tiyatroda en üst balkon.

Gereği : Pazar.

Baştan : Başından alarak, bir kez daha, yeniden.

Diğer dillerde Fırsat pencereleri önsavı anlamı nedir?

İngilizce'de Fırsat pencereleri önsavı ne demek ? : opportunity windows hypothesis