Facedown türkçesi Facedown nedir

  • Ters.
  • Güç denemesi.
  • Yüzleşme.
  • Yüzüstü.
  • Yüzükoyun.
  • Resimli tarafı kapalı olarak (iskambil kağıdı).

Facedown ingilizcede ne demek, Facedown nerede nasıl kullanılır?

Bald faced lie : Tamamen yalan. Göz göre göre yalan. Kaba yalan.

Be faced with : Karşı çıkmak. Karşısında olmak. Karşı karşıya kalmak. Yüz yüze gelmek.

Be faced with problems : Problemlerle karşılaşmak. Sorunlarla karşılaşmak.

Was faced with : İle karşı karşıya geldi. -in önünde durdu. İle yüz yüze geldi.

Whice faced clown : Akyüzlü soytarı. Suratını ak boyayan klasik soytarı tipi. giysisi altın pulludur.

Janus faced : İkiyüzlü.

Baby faced : Bebek yüzlü.

Open faced : Açık yürekli. Tek dilim (sandviç).

Bald faced : Beyaz suratlı. Yüzünde beyaz leke olan kimse.

Bare faced : Yüzsüz. Arsız.

İngilizce Facedown Türkçe anlamı, Facedown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Facedown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Badtempered : Huysuz. Aksi.

Backwards : Ters olarak. Geriye. Tersine. Geri geri. Arkaya. Arka tarafa. Geriye doğru. Geçmişe. Geri.

Recantation : Sözünden dönme. Cayma. Vazgeçme. Sözünü geri alma.

Backward : Geç öğrenen. Geriye doğru. Geç kavrayan. Geriye doğru yapılan. Geriye. Arka. Geçmişe. Tersine.

 

Confrontation : Yüzleştirme. Meydan okuma. Karşılama. Yüz yüze gelme. Karşılaşma. Karşılıklı meydan okuma. Çatışma. Muvacehe. Karşı karşıya gelme.

Face off : Yüz yüze gelmek. Doğrudan karşılaşma. Yüz yüze. Çarpışma. Buz hokeyinde hakem topu iki rakip takım oyuncusu arasında yere bıraktığında oyunun başlaması.

Alien : Yabancı kelime. Başka bir ülkeye ait. Değişik. Zıt. Uzaylı. Yaratık. Karşıt. Uymayan. Haklardan mahrum bırakılan kimse.

Face down : Yüzü yeri gösterecek şekilde. Kafanın önü ile yere doğru (yer üzerinde) yatarak. Karşısındakini sindirmek. Karşısındakini susturmak. Sindirmek. Yenmek.

Abjuration : Yeminle vazgeçme. Çekilme. İmtina etme. Boyun kaçırma. İrtidat. Feragat. Dönme. Dünyevi yaşamdan çıkıp ruhani hayata geçme yemini. Vazgeçme. Feragat etme.

Anti : Anti. Zıt. Karşı olan kimse. Karşıt. Aksi. Aykırı. Karşı, zıt. Karşı.

Facedown synonyms : makedonija, prone, macedonian, bad tempered, agin, bilious, back, climb down, confrontations, antis, macedonia, awry, balkan peninsula, procumbent, abrupt, retraction, awkward, balkans, acrimonious, adverse, withdrawal, amiss, face downwards.