Fatmacık nedir, Fatmacık ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kınkanatlılardan kara benekli kırmızı renkte, kurtçukları yediği için faydalı sayılan bir böcek.

Fatmacık anlamı, tanımı

Fatma : Çocuğunu sütten kesen kadın. Hz. Muhammet’in ilk eşi Hz. Hatice’den doğan kızının adı

Kınkanatlılar : Birinci çift kanatları sert, boynuzsu, ikinci çift kanatları zarsı, ağız parçaları çiğneyici, tambaşkalaşma gösteren böcekler dizisi. (25.000 türü sayılmıştır. Bitkiler ve ev eşyası için zararlı olanlardan başka, az sayıda, insanlarla hayvanların dış asalağı olarak yaşayanları da vardır. Ayrıca kimi türleri, başka asalaklara, özellikle türlü solucanlara arakonakçı olarak önem taşırlar.). (Coleoptera), Çokgözeli hayvanlardan eklembacaklılar (Arthropoda) dalının gerçek-eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt-dalının böcekler (İnsecta) sınıfının kanatlılar (Pterygota) alt-sınıfına giren bir takımı. Büyüklük, biçim ve renk bakımından oldukça geniş değişiklikler gösterirler. Orta-göğüs bölütü büyüktür. Ön kanatlar elitra denen kın biçimindeki kanat örtülerine değişmişlerdir. Bazen elitralar bulunmayabilir. Ard kanatlar uçmayı sağlar ve zar gibidir. Ağız parçaları çiğneyici tipdir. Gelişmede tüm-başkalaşma vardır. Çok türü vardır. Altın böcek (Cetonia aurata), uğur böceği (Coccinella septempunctata), Mayıs böceği (Melolontha vulgaris), ateş böceği (Lampyrus noctiluca), un böceği (Tenebrio molitor), kürk böceği (Attagenus pellio), buğday böceği (Calandra granaria), geyik böceği (Lucanus cervus), mercimek böceği (Bruchus lentis), su böceği (Hydrophilus caraboides) lomeküze (Lomechusa), girinus (Gyrinus), klaviger (Claviger), pislik böceği (Ateuchus sacer) bu zengin familyanın en iyi bilinen tür ve cinsleridir.

 

Kınkanat : Kınkanatlılar dizisine bağlı böceklerin, gövdeyi korumakla görevli ve çok sert yapıda birinci çift kanatları.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Faydalı : Yararlı.

Sayılan : Vergi.

Kurtçuk : Bazı hayvanların, özellikle böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra, krizalit veya ergin karakterlerini kazanmadan önceki evresi, sürfe, larva.

Benekli : Ufak lekeleri bulunan.

Kurtçu : Kurtboğan, atılgan köpek.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Kırmı : Kene.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Sayıl : Deniz kıyısı. Ermiş, bilen, vâkıf. Dilenci. Yöney ve gereyler gibi, birkaç bileşkenli ya da öğeli olmayıp tek bir sayı ile belirlenen nicelik. Yalnızca büyüklüğü ile belirlenen, doğrultu özelliği olmayan (nicelik). Bir oyutun (çoğunlukla da R ya da C oyutunun) öğelerinden biri. Bir ölçek aracılığıyla ölçüye vurulan nesne ya da özelliklerin bir sayı dizgesinin birimlerine göre aldığı değer. “Saygı gör, sözün dinlensin değerin artsın anlamında kullanılan bir isim”.

 

Benek : Herhangi bir şey üzerindeki ufak leke, nokta, puan. Güneş lekeleri yöresinde görülen, parlak taneciklerden ve parlak damarlardan oluşmuş bölüm, fakül.

Fayda : Yarar.

Kınk : Bir şeyin bittiği yer, son.

Yedi : Altıdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 7 ve VII rakamlarının adı. Altıdan bir artık.

Kurt : Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. Bir yeri, bir şeyi iyi bilen. Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Diğer dillerde Fatih çocukları anlamı nedir?

Osmanlıca Fatih çocukları : evlâd-ı fatihan