Fazed türkçesi Fazed nedir

  • Çözmek.
  • Dehşete düşürmek.
  • Ödünü koparmak.
  • Düşündürmek.
  • Sinirlerini bozmak.
  • Korkutmak.
  • Cesaretini kırmak.
  • Moralini bozmak.
  • Rahatsız etmek (argo terim).
  • Çekindirmek.
  • Altüst etmek.
  • Ürkütmek.

Fazed ile ilgili cümleler

English: Ali is completely unfazed.
Turkish: Ali tamamen soğukkanlı.

English: Ali isn't fazed.
Turkish: Ali telaşlanmış değil.

Fazed ingilizcede ne demek, Fazed nerede nasıl kullanılır?

Unfazed : Etkilenmemiş. Sakin. Korkusuz. Gözüpek. Fazla etkilenmemiş. İstifini bozmamış. Cesur. Cesareti kırılmamış. Sıkıntısız.

Faze : Düşündürmek. Altüst etmek. Telaşlandırmak. Çözmek. Çekindirmek. Cesaretini kırmak. Moralini bozmak. Ödünü koparmak. Dehşete düşürmek. Ürkütmek.

Fazenda : Brezilya veya portekiz'de büyük çiftlik veya arazi. Brezilya veya portekiz'de büyük hayvan üretme çiftliği veya ekili alan.

Fazes : Çekindirmek. Ürkütmek. Altüst etmek. Düşündürmek. Moralini bozmak. Sinirlerini bozmak. Çözmek. Korkutmak. Rahatsız etmek (argo terim). Ödünü koparmak.

Fazing : Moralini bozmak. Sinirlerini bozmak. Ürkütmek. Çözmek. Dehşete düşürmek. Çekindirmek. Korkutmak. Ödünü koparmak. Altüst etmek. Düşündürmek.

Nefazodone : Pdepresyon tedavisinde kullanılan reçeteli ilaç. Yeni bir tür antidepresan ilaç. Nefazodon.

 

Cefazolin : Sefezolin. Sefazolin. Plazma proteinlerine en fazla bağlanan ve böbreklerden glomeruler filtrasyon suretiyle atılan, birinci nesil sefalosporin türevi antibiyotik.

İngilizce Fazed Türkçe anlamı, Fazed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fazed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scares : Ürkmek. Korkmak.

Assoil : Bir şeyi telafi etmek. Eritmek. Beraat ettirmek. Affetmek. Serbest bırakmak.

Depolarize : (amerikan ingilizcesi) kutupluluğu kaldırılmak (depolarise olarak da yazılır). Sarsmak. Depolarizasyon eylemi. Kutupluluğunu gidermek. Kutuplaşmayı önlemek. Nötürleştirmek. Depolarize olmak. Depolarize.

Dispirit : Keyfini kaçırmak. Mücadele gücünü kırmak. Neşesini bozmak.

Puzzle : Hayret uyandırmak. Muamma gibi gelmek. Şaşırtmak. Kafa patlatmak. Bilmece. Şaşırmak. Bulmaca. Hayrete düşürmek. Kafasını karıştırmak.

Decipher : Kripto çözmek. Çözmek (şifre vb). Şifre çözmek. Kod çözmek. Anlamını çözmek. Kod açmak. Yorumlamak. Şifreyi çözmek. Deşifre etmek.

Deciphering : Şifreyi çözmek. Sökme. Deşifrasyon. Şifre çözme. Yorumlamak. Deşifre etmek.

Enervates : Gevşetmek. Zayıflatmak. Kuvvetten düşürmek.

Fazed synonyms : fazing, give rise to thought, puzzles, curdle the blood, enervated, bulldozed, affrighted, dishearten, break, faze, disturbs, try, bedevilling, depresses, bedeviling, dejecting, bothered, preoccupying, cast loose, appal, agitate, bollixed, depolarise, daunt, compounded, affear, dejects, daunted, set somebody thinking, deject, demoralise, dismays, make think.

Fazed zıt anlamlı kelimeler, Fazed kelime anlamı

Composed : Bileşmiş. Kompoze. Aynı olay üzerinde çeşitli güçlerin bileşik etkisi. Kendi halinde. Oluşmuş. Bileşke. Oluşan. Sakin.