Feces türkçesi Feces nedir
Feces ile ilgili cümleler
English: We're born between urine and feces.
Turkish: İdrar ve dışkının arasından doğarız.
Feces ingilizcede ne demek, Feces nerede nasıl kullanılır?
Feces analysis : Dışkı analizi. Tıbbi veya araştırma amaçlı dışkı veya kaka incelemesi.
Fec : Federal seçim komisyonu. Kampanya finans düzenlemelerini uygulayan abd bağımsız devlet kurumu (abd senatosu, temsilciler meclisi, cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı yardımcısı adayları için).
Fecal : Dışkı kaynaklı. Fekal. Pisliği olan. Dışkı ile ilgili. Dışkıya ait. Dışkı özelliğinde olan, dışkıyla ilgili olan. Feçesli. Pisliğe ait. Dışkı ile ilişkili.
Fecal matter : Atık. Bok. Pislik. Kaka. Dışkı.
Fecalith : Dışkı taşı. Fekalit. Sterkorolit.
Feculent : Fekülent. Çamurlu. Tortulu. Bulanık.
Fecaloid : Fekaloid.
Fecit : Tarafından yapılmıştır.
Fecklessly : Düşüncesizce. Kayıtsızca. Sorumsuzca. Sorumsuz bir şekilde.
Feckless : Dikkatsiz. Aciz. Kayıtsız. Değersiz. Amaçsız. Zayıf. Düşüncesiz. Elinden iş gelmeyen. Sorumsuz. Hünersiz.
İngilizce Feces Türkçe anlamı, Feces eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Feces ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lees : Boca. Çökelti. Rüzgara kapalı yer. Rüzgaraltı.
Evacuation : Boşaltma. Boşaltma (bağırsakları). Kimi koşulların varlığı durumunda, bir tutmanlık sözleşmesi sona ermeden, ama genellikle tutmanlık sözleşmesinin süresinin bitiminde, konut iyesinin başvurusu üzerine, yönetim ve yargı orunlarınca, tutmanın oturtmakta olduğu yapıyı bırakmaya zorlanması. Salıverme. İfraz. Dışarı atma. Ayırılma. Dışkılama.
Grounds : Neden. Sebep. Temel. Telve. Saha. Dayanak. Stadyum. Mesnet.
Crapped : Sıçmak. Süprüntü. Ivır zıvır döküntü. Çerçöp. Zırva. Saçmalık. Değersiz eşya. Çöp.
Bagasse : Zeytin şeker kamışı veya üzüm kalıntısı (işlemden geçtikten sonra). Şeker kamışı küspesi. Küspe. Bagas. Pirina.
Dirtiness : Kirlilik. Pasak. Aşağılıklık. Adilik.
Foots : Telve.
Stool : Gaita. Kök sürgünü. Sekmen. Büyük aptes. Yeni budanmış dal. Büyük abdest. Tabure. Filizlenen kütük. Oturak.
Bm : Bachelor of medicine (tıp lisans diploması). Tıpta elde edilen ilk akademik derece.
Dungs : Kemre. Fışkılık. Gübre. Fışkı. Gübrelemek. Hayvan tersi. Ters.
Feces synonyms : dog turd, body waste, melaena, doggy do, dog shit, excretory product, shite, dog do, dregs, rejectamenta, dejections, cuttings, feculence, blighter, fecal matter, dross, asshole, bottoms, meconium, excrement, contamination, effluent, crud, fecula, crapping, bowel movement, excretions, dejecta, marcs, deposition, ordures, fallouts, contaminants.
Feces ingilizce tanımı, definition of Feces
Feces kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sediment. Dregs. Excrement. [Bakınız: FÆces].

Bu kısımda Feces kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Feces ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Feces anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Feces ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.